DERYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DERYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 ağustos 2022

 

Parmağımdan ateli çıkardım çok şükür. Hala eskisi gibi değil biraz daha zaman gerekiyor sanırım neyse ki sol el. On güne yakın hiç birşey yapmamak/yapamamak tam bir işkenceydi o kadar sıkıldım ki, çıkar çıkmaz denemek istediğim şeyleri denedim. Atelle motifi tutabilsem öyle bile örebilirdim. İnsan garip herşeyin sorumlusu ruh hali bence, bazen elinize tığı ipi almak bile istemezken bazen de bu kadar örme aşkıyla dolup taşabiliyorsunuz.

Sevgili Zeynep'in bloğunda görüp heveslendiğim çantayı hemen denedim. Bu defa %100 pamuklu iplerle ördüm kalınlığından dolayı önceden pek ısınamamıştım pamuklulara ama ince/orta/kalın meğer ne çok çeşidi varmış tığıma göre olanıyla gayet güzel ördüm. Farklı dokuda ve görünümde oluyor beğendim.


İyi haftalar...

23 Ağustos 2022

Sağlıksız diyerek sık tüketmediğim kek, kurabiye ve börekler bazen öyle bir istekle geliyor ki çare kalkıp bir şey yapmak veya azıcık alıp tüketmek oluyor. Burada adeta bir kurabiye ilhamı geldi desem yanlış olmaz biraz tereyağı ve şekerin başaramadığı hayal yok gibi. Vişne ve limon kabuklu. Tamamen elimdeki miktarlara göre şekillenmiş karabuğdaylı vişneli kurabiye.
Mutlaka yapmalısınız diyemiycem ama benim ki bu defa güzel tuttu, hayalimdeki gibi oldu çabucak da bitti.
Bu motiflerden denemek istediğim bir çanta daha vardı ama araya mecburi bir istirahat girdi.
Yürüyüş güzergahım üstünde ki pisilerden, bazıları öyle cana yakın oluyor ki uzaktan sevmene razı olmuyorlar gelip sokuluyorlar yanınıza. Bu uzaktan sev diyen.
Gün güzelleştiren dostlar eksik olmasınlar hiç... Çok mutlu oldum çok...
Merakla beklediğim kitabın çıktığını duyunca hemen edindim. Çabucak da okudum. Yine harika satırlar dile getirilmesi zor duyguların satırlara dökülmüş halleri çok beğendim hatta tadı damağımda kaldı.
Zorunlu istirahatte son üç gün. Takvime her gün çizik atıyorum. Siz siz olun başparmağınıza fazla yüklenmeyin.

26 Mayıs 2022

İnsanın her yıl bir rengi oluyor sanırım, bunu kendimde deneyimledim bu yıl gönlüm morlar, lilalar mavilere kayıyor hep. Gözler onları seçiyor hep.
Doğanın kalbinden getirdiğim birkaç sap üzüm sümbülünün dayanıklılığı bu kadar farkeder saksıdakiyle. Üstelik kökü yok suyun içinde. Farkı geldiği yerden bence herşey doğa ve doğalda saklı.
Yıllar yıllar evvel Ayvalık veya Cunda sokaklarnda dolaşırken bir evin kapısından çekmiştim. Kısmet taa bu güne imiş. Başladım bakalım nasıl sonuçlanacak. Bir balkon kapısı camı var ne yapmayı bilemediğim en son vitray görüntü yaptık bir de dantel tül deneyelim kısmet..
Kınalarım artık sıradan daireler değil şekiller yapıyorum. Bu ay ki.
Günde iki doz hope.
Ve sokak sanatından bir kare..

29 Mart 2022

Haftaya guguk kuşları eşliğinde pırıl pırıl güneşle başladık ama hala emin olamıyoruz bahar geldi mi?! bugün güneşle başlıyor gibi yapsa da şu an biraz bulut var. Cumartesi kar ile başlayıp pazar yine güneşle tatlıya bağlamıştık öyle ki içimden bir temizlik coşkusu yükseldi ki zor tuttum. Cam sildikten sonra yağan yağmura çok bozuluyorum. 
Yarım bir takım işler var onlara el atacağım. Şu ara motif örmek güzel geliyor, o renkle bu renk, bir sonrakinde şununla şu olsun şeklinde iplerle hep bir sonrakinin tasviriyle renkler birbirini kovalıyor.  
Sokak sanatını çok severim, bunu da sevdim dün karşılaştık. Alt kısım epey çöp, ama görmek istediklerimize odaklanalım ve bir gün çöpün sadece çöp tenekesine atılmasını umalım, her yere diil.
Ördüğüm şeyleri örerken sever ördükten sonra hayatıma pek çoğunu katamazdım, çok nadirdir yaptıklarımı kullandığım hırka da o nadirlerden..

29 Ekim 2021

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun...  Sevgi, saygı, minnet ve çok özlemle...
Bir yaş daha aldım mı? evet aldım. Hızlı hızlı çıkıyorum diyecektim ama içimdeki his bildiğin yokuş aşağı yuvarlanma hissi. Ne çabuk ve ne kadar hızlı. (Yaş kısmı benim azıcık daha ileri ama okuyunca dayanamadım paylaşmak istedim, beni bana anlatan satırları)

26 Ekim 2020

Bu yıl balkabağını dört gözle bekliyorum nedense. Baharatla fırında olur, az şekerle tatlısı olur hepsi kabulum. Bu minik kabakları da geçen yıldan beri severdim gördükçe, bu yıl aldım, az dekor olsun sonra pişirip yiyeceğim. Bir de böyle bir ip edindim ama örmesi değil karşıma koyup izlemesi daha çok hoşuma gitti.
Pandemi başlayalı ilk defa bir arkadaş buluşması yaptık. Ne çok özlemişim, bu süreçte epey tuhaflaşan ve giderek kabuğunun en diplerine çekilen bana çok iyi geldi.
Haftasonundan kareler. Yaklaşık 16 bin adım atmışım.
Bunlarda bir başka günden sokak kareleri. Dün haberlerde izledim Avrupa da insanlar salgın önlemlerine karşı ayaklanıyor isyan ediyor diye, bende önlem yok diye isyanlardayım kendimce acayip bir durum. Bir kaç gün sonra yeni yaşımı alacağım yine istemesemde, ne tuhaf yaşımı hissetmiyorum ama ben, benim değilmiş gibi geliyor. Bir klişe var ya hissettiğin yaştasın diye, öyle olucam heralde. Sağlıcakla kalın efenim...

4 Ekim 2020

Sardunyalar son günlerini yaşıyorlar. Havaların soğumasını bu yıl pek istemiyorum. Eskiden soğuğu da özlerdim. Bu yıl hiç özlemedim.
Ah el işleri çok uzun zaman oldu ipcilere uğramayalı. Sanki örecekmiş veya örüyormuş gibi gitme ihtiyacı duyuyorum, olan ipler aynen duruyorlar sepet sepet, alışkanlık sanırım. Seviyordum oraları görmeyi, bir kitabevine uğramayı, erken vakit sokaklar tenha iken dolanmayı. Haziran'ın başında vaka sayıları düşüşe geçtiğinde birkaç kez gitmiş hasret gidermiştim. İlerleyen vakitte ve şimdi ortaya çıkan yeni gelişmeler sonucunda bilemiyorum..
İşte o gidişlerde kumaş almıştım bolca, Temmuz ayı olabilir emin değilim bir gün kolları sıvadım bunları kocaman bir örtü yapmak üzere oturdum makina başına. Ebat büyük olunca öyle masa falan kesmedi tabi serdim yere, adeta yuvarlana yuvarlana kesip birleştirdiğim örtü çalışmaları sonrası otur-kalk sporu yüzünden iki gün tutuldu bacaklarım. Ama değdi, kareleri önceki çalışmalarda da tam oturtamadığım için, bir de kalan farklı ebat parçaları da kullanmak istediğim için gelişine birleştirdim. Ortaya gerçekten bol yamalı bir örtü çıktı. Sonuç, sevdiğim kumaşlardan yumuşacık ve çok renkli  kocaman bir örtü. Şu oylanma işlerini çabuk bitirmemem, uzatmayı öğrenmem lazım.
Şu ara azıcık abur cubura sarmış olabilirim. Kendime inanamıyorum va hatta şiddetle kınıyorum ama yine de yapıyorum. Şu ara demet demet maydonoz ve susam da favorim. Neyse ki henüz onlarla ilgili olumsuz birşey yok abur cuburlar kadar çünkü resmen tiryakisi oldum onların.

27 Mayıs 2020

Dört gün öyle uzun geldi ki bazen çok bunalıyor insan, ben bu defa öyle oldum. Bir de nerede sıkışıp kaldığınız da mühim o yer ya genişliyor, ya da feci daralıyor. Bugün oğluşu da alıp yürüyüşe ve bisiklet binmeye gittik.  O da çok hamlamış, bizde. Yürüyüşü yapıp dönünce bu bana yetmedi, biz biraz daha devam ettik.
Seradan bir tane daha sardunya aldım. Yol kenarlarından yine çiçek topladım. Birkaç kare resim çektim. Parklar da sandalyesini kapan bir ağaç altı bulmuştu. Öbek öbek insan doluydu.
 
Serin giden hava bana çorap ördürttü. İşsizlik kötü şey. Amaç sadece oyalanmak bir şeylerle uğraşmaktı. Biraz okuyunca sıkılıyorum. İlla ki eller çalışmalı, bişeylerle uğraşmaşlıyım. Bir de küpe öreyim dedim, göz figürü mühim nedense gönülden bağlıyım kendisine, seviyorum göz'lü herşeyi. Birde papatya çıktı o arada işte. Daha Kanatlı Kedi'nin küpesini deneyeceğim.
 
Çorap örülecekse model defteri çıktı ortaya. Elimdeki renklerle malesef yaptıklarım birbirinin aynı seri gibi oldu ama olsun kışın gerçekten faydalı oluyorlar bana, geçen kış bizzat deneyimledim.