PAZEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PAZEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2021

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Biraz tuhaf hissediyorum, hatta yabancılık çeker gibiyim. Zaten aralıklı giden blog buluşmalarımızı bu defa epey abarttım sanırım. 

Sıkıldıkça baktığım sosyal medya etkisinde ördüğüm bir takım su şişeleri, cüzdanlar ve çantalar oldu. Örmem desem de bir tane daha patchwork örgü battaniyem de bir köşede arada bir dürtülmek suretiyle devam etmekte. Yapacak daha iyi birşey yok. Bazen düşünüyorum daha işlevsel olarak hayata karışsaydım eminim daha farklı olurdu diye. Bildiğim bir şeyde ondan da mutlaka şikayet edeceğim.

Günlerden bir gün falafel. 

İpcilerde eskiden istediğim şeyleri yeni yeni buluyorum. Minik hand made kalbi gibi. Yaptığın elişine ne çok yakışıyor.

Geçtiğimiz Cuma covid aşımızın ilk dozunu olduk. Bir-iki gün çok değil ama dokununca kolda ağrısı oldu. Onun dışında bir etki hissetmedim ben bugün dördüncü gün. Umarım tünelin sonundaki ışık yanıltmaz. Aşıyı yapmış ülkelerde yeni varyantların etkisi ortaya çıktıkça savaşın çabucak bitmesi söz konusu değilmiş gibi ama neyse ki biteceğine dair umut da yok değil.
Umutsuz olan bu izi bırakanlar..


Süveterim de çok hızlıca bitti. Hala ince ipin nasıl bu kadar hızlı ilerlediğini anlamaya çalışıyorum. Tabi ki kalın şişler sağolsun. Bu aldığım ip ihraç fazlası bir ip daha tüylü dokusu alize ipe göre daha farklı, olumsuz anlamda ama ben yine de rengine vurulduğum için alıp ördüm. Yıkayınca sonuç nasıl olacak bakalım.

Doğal sabunlardan çok memnun kalınca yeniyıl için hazırlanan bu bohçayı da almak istedim. Hatta bohça bana şal oldu, çok seviyorum bu kumaşları. İçinde bir de mercimek kepeği var hamam geleneğinde olan birşeymiş, peeling yapılıyormuş henüz denemedim. Mardin'in kulpsuz kahve fincanlarını arıyor gözüm keşke geleneksel pek çok ürünün yeraldığı yelpazeye onu da ekleseler.
Bohçanın içeriği 
Haftasonu hamur işisiz olmaz bahanesine sığınarak badem unlu vişneli kek yaptım. Şu ara bu konuda biraz salmış olabilirim. Daha çok dikkat ederdim halbuki, pandeminin ayar bozuşuna burada da tanık olmuş oluyoruz.  Hep onun suçu.
Pazen eteğimi de süveteri resimlerken çekince onu da ekleyeyim istedim. Üç parmak kalınlığında lastikli bel olarak diktim. Kendim lastik geçirirdim eskiden o zaman da büzgüler arkada veya önde fazla birikebiliyordu, kumaş lastiğe monte olunca kumaş büzgüsü de otomatikman sabit olarak verilmiş oldu. Sırada bir de siyah pazen var. Bir tane de bere ördüm bir akşam.
Bu yıl kar ha yağdı-yağacak demeden bir sabah sürpriz yaptı bize. Perdeleri açınca bembeyaz örtü ne güzeldi. O sabaha gülümsemeyle başladık, çok uzun kalmasa da güne iyi başlattı bizi. Umarım devam eder.

Şişli işler şimdilik bitti gibi. Tığa geçiş yaptım. Bende resimdeki kazaktan esinlenerek bir örgüye başladım. O kadar battaniye ördüm ama nedense şu kadarcık kazak hep gözüme zor geldi. Sürekli ip değiştirmek şu ilk sıralardan bezdirdi ama bakalım ne olacak.
Görüşmek üzere.....

23 Aralık 2020


Angora kazağım bugün bitti. Neyse ki endişelendiğim gibi çok büyük olmadı. Belki tek keşke dediğim şey örgüye lastikle başlamamış olmam olabilir. O da göbek yüzünden böyle düz inenlerde duruş daha iyi oluyor diye düz başlamıştım ama oldukça salaş olunca lastiğin pek de zararı olmazmış. Bu kazak için iki çile 100 gr ip kullandım hatta ikincisi bitmedi epeyce kaldı. Çok bereketliymiş ip. 
Yılbaşı çiçeğim coşuyor. Geçen yıl yenilemiştim. Rengi öyle güzel bir kırmızı ki. Bu arada aşk merdiveninde de bir hırpanilik ve kurumalar vardı, vah tüh ne oldu derken meğer sular içinde boğmuşum resmen çiçeği hiç sevmezmiş saksı altında su biriksin, neyse ki bir okuyayım neden böyle olur derken farkettim, saksıdan suları boşaltıp kuru dalları topladım bakalım toparlayabilecek mi.
Kazak bitince hemen süvetere başladım. Aman bir ara- bir boşluk birşey olmasın. Tutturmuş giderken örmeye devam. Bu ip diğerine göre daha bir tüylü ve daha ince sanki bakalım nasıl olacak.
Çoktan bitmişlerden ama fotoğrafı çekilemeyenlerden. Hiç birşeye vakit kalmayan bir hayatım oldu özellikle son haftalarda. İş güç zaten hiç bitmiyor ilk işim bulaşıkçı- ahçı, temizlik ütü vs. Birde araya hobilerimi alıcam deyince gerçekten vakitsizlik yaşamak kaçınılmaz oluyor. Aslında bir yerde iyi gibi meşgul olmak, düşünmeye çok vakit bulamamak yorulmak iyi sanki.

27 Kasım 2020

İlkokul zamanından bu defterleri hatırlıyorum. Benimde vardı, kırtasiyelerde böyle kapaklı harika defterler, şekilli kokulu silgiler olurdu bir de bu ayda en güzel yılbaşı kartları. O gün bugündür severim kırtasiye gezmeyi. Bu resmi orjinal bir defterden kaydedip print ederek kendime defterler yapıyorum. İlkokuldan bazı silgilerim kokusu artık olmasa da hala duruyor.
Kısa, sıkmayan, çabuk biten işlerde şapka ve bere şu an en favorilerim. Benim en sevdiğim bereyle şapka arası modelimden sonra ilk ciddi bere örgüm. Elastiklik veren kenar kesimi falan öğrendim.
Aslında mutfakla ilgili feci bir döngü içindeyim. Yani işimi hakkıyla yapsam asla çıkamam heralde mutfaktan. Ama ben çok sevmiyorum orada vakit geçirmeyi. Bunun da konum ve ışığıyla alakalı olduğunu da biliyorum. Bence farklı bir yerde farklı hissedeceğim. Kendime boş vakit yarattığımda da biraz örgü, biraz dikiş, mutlaka biraz da boyayamasamda boyama. Rahatlatıcı bir etkisi var üstümde.
Şimdi bir de angoraya merak saldım. Biraz da onunla cebelleşeyim diyorum, ince ince.
Dün tenha vakitte bir kaç parça ihtiyacımı aldım Kızılay'dan. Pazenlerden etek, pijama-pantolon falan yapmayı düşünüyorum. Seyretmeye doyamadığım ipimi de bu kadar seyretmek yeter, artık öreyim dedim. Son yaptığım bere modelinden yapacağım.
Sağlıcakla kalınız....

1 Kasım 2017

İki gündür bir bere örmeye taktım. Hemde kırmızı olmalıydı. Birkaç model başarısız oldu epey bir sök-ör yaptım, en sonunda bu modeli örebildim aslında daha farklı birşey var aklımda o tarz bir modelin iyi anlatımını bulursam onu da öreceğim. Varsa önerileriniz tığ işi olarak model isterim.
Bugün herşey kırmızı.
Çok seviyorum.. 

28 Eylül 2017

Gülü ve güllü olan herşeyi çok severim. Dün akşam ki dikişlerle mutfağım güllerle doldu.
Örgümü de arada bir dürtüyorum.
Artık sabahları güne epey erken başlıyorum. Tüm yaz istediğim ama tembelliğime yenik düştüğüm için bir türlü yapamadığım bir şeydi. Sabah serinliğini, sessizliğini, yeni ışıldayan günü hissetmek güzel...
Fırsat yaratmaya çalıştığım şeylerden biride kitaplarım. Masamda beni bekleyen yığını eritmek istiyorum, hepsi çok güzel kitaplar ve okumak için sabırsızlanıyorum. Aynı anda pek çok şey isteyen biri olarak bazen hiçbirşeye vakit bulamıyorum.

16 Eylül 2017

İşleme yapmak için pek bir heyecanlı ve hevesliyim. Uzun tembellik döneminden sonra bu benim için sevindirici bir haber.
Bu hafta daha önce bir tanesini dikip ikinciyi bir türlü dikemediğim ikinci pazen yastığımı diktim. Kenar ponponu yetişmeyince sadece ponponları dikerek diğeriyle uyum yakalamaya çalıştık.
Mavi etamin runner olacak inşallah, daha önce bu tarz büyük işleme yapmadım umarım yapabilirim, şablonu oturtma da önemli sayılar vs. bakalım nasıl birşey çıkacak ortaya, bugüne kadar çok yastık ördüm, diktim bir kere de işlemeli birşey denemek istiyorum ama önce istediğim renk etamini bulmam gerek. Etaminin üstündeki kumaşı görünce vuruldum ne yapacağımı bilmiyorum henüz ama bu canlı renkler ve gülleri çok sevdim. Çiçekli güllü takıntım büyüyerek devam ediyor :)

19 Ocak 2017


Kısa örgü işlerinden sonra biraz dikiş iyi geldi. Pazen etek dikimine devam. Şahane desenler ve renkler var, etekle sınırlı kalmayıp daha başka şeyler de yapmalı.
Dikmek için birtürlü kıyamadığım matruşkalı kumaşımı (Leyya'nın kulakları çınlasın) bana iki yastık yüzü olacak ölçüde ayarlayıp kalanından da matruşkalı minik cüzdanlar ve birde kalemlik diktim. Baykuşlu ilk diktiklerimden, bu desenleri çok seviyorum..