Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Biraz tuhaf hissediyorum, hatta yabancılık çeker gibiyim. Zaten aralıklı giden blog buluşmalarımızı bu defa epey abarttım sanırım.
Sıkıldıkça baktığım sosyal medya etkisinde ördüğüm bir takım su şişeleri, cüzdanlar ve çantalar oldu. Örmem desem de bir tane daha patchwork örgü battaniyem de bir köşede arada bir dürtülmek suretiyle devam etmekte. Yapacak daha iyi birşey yok. Bazen düşünüyorum daha işlevsel olarak hayata karışsaydım eminim daha farklı olurdu diye. Bildiğim bir şeyde ondan da mutlaka şikayet edeceğim.
Günlerden bir gün falafel.
Sıkıldıkça baktığım sosyal medya etkisinde ördüğüm bir takım su şişeleri, cüzdanlar ve çantalar oldu. Örmem desem de bir tane daha patchwork örgü battaniyem de bir köşede arada bir dürtülmek suretiyle devam etmekte. Yapacak daha iyi birşey yok. Bazen düşünüyorum daha işlevsel olarak hayata karışsaydım eminim daha farklı olurdu diye. Bildiğim bir şeyde ondan da mutlaka şikayet edeceğim.
Günlerden bir gün falafel.
İpcilerde eskiden istediğim şeyleri yeni yeni buluyorum. Minik hand made kalbi gibi. Yaptığın elişine ne çok yakışıyor.
Geçtiğimiz Cuma covid aşımızın ilk dozunu olduk. Bir-iki gün çok değil ama dokununca kolda ağrısı oldu. Onun dışında bir etki hissetmedim ben bugün dördüncü gün. Umarım tünelin sonundaki ışık yanıltmaz. Aşıyı yapmış ülkelerde yeni varyantların etkisi ortaya çıktıkça savaşın çabucak bitmesi söz konusu değilmiş gibi ama neyse ki biteceğine dair umut da yok değil.













