Sağlıklı ve sevdiklerimizle yanyana nice bayramlar dileyerek başlamak istiyorum. Bayramın diğer günlerden pek bir farkı olmadığı bir yıl malesef, daha önce çok mu farklı oluyordu, yok o zamanda çok olmuyordu sadece günün adı Ptesi-Salı vs. olacağına bayramın 1.günü, 2.günü oluyordu. Bazen arşivlerden denk geliyorum 30 yıl-40 yıl öncesi de yine kendisinden önceki bayramlara hasretmiş meğer, insanlarda bu özlem hep varmış gibi, bir nebze de olsa içim rahatlıyor sadece bizim devrimizde değilmiş diye.


Ne kadar misafir olamasak, misafir edemesek de çikolatamızı aldım bari bu kadarıyla bayram olsun diyerek sonra ablamdan ev yapımı baklava gelince çok daha mutlu oldum. Bu coşkuyla kalkıp bende bayram sabahına kete yaptım. Üzerimden yine kocaman bir yük kalkmış gibi oldu, kendime şunu deneyeyim, bunu yapayım dediğim herşey birer iş-görev olarak bekliyor sanki beni, görev tamamlandıktan sonra kısa ama güzel bir huzur. Kete fena olmadı ilk yiyenler için ama benim çocukluğumda yiyip beğendiğim Erzurum ketesine çok benzemedi.
Battaniyeden sonra işsizim yine, kitaplara bulaşıyorum ufaktan, geçen akşam çok sıkıldım canım da okumak istemeyince cüzdan ve kalemlik için biçtiğim küçük parçaları arkası-önü tümü yamalı olacak şekilde birleştirdim kumaşları, oldu mu bana nur topu gibi bir patcwork yastık daha. Parmaklarım yeni iyileşti, battaniye üstüne bir de yastık feci deşmişti parmaklarımı. Şükür yeniden dikebiliyorum.
Havalar birden serinledi, sıcaklara çabuk alışmıştık. Şimdi bir sıcak-bir serin üşütmesek bari.
Çok oluyor şifonyerimi boyayalı ama nedense tam içime sinmedi, rengine alışamadım belki ondan bir türlü buraya eklememiştim. Sanırım alışma sürecini geçirdik artık mavi oldu. Bir zamanlar boyadığım sandalyelerimle takım. Aslında takım meraklısı değilim, her telden çalıyor evde bazı şeyler. Bu yıl hasret olacağız gibi görünen bazı güzelliklere özlem gibi duruyor şimdi odanın bir köşesinde mavi mavi..