ÇINAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÇINAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2022

Pazar alışverişi dönüşü kaldırıma atılmış yıldız çiçeklerini görünce öylece yanlarından geçmeye gönlüm elvermedi. Madem atılmış biraz da vazoda vakit geçirip öyle gitsinler dedim. Elimde poşetler alabildiğim kadar kopardım. Benim bu yıl balkonda büyüttüklerim tohum vermedi bunlar kurusun bakalım seneye güzelliklerini aktarabilecekler mi. 
Bu yaz ne çok terapi yaptım. Oysa yaz örgüden uzak kaldığım, elimi değince yanıp kavrulduğum birşeydi ama değişir herşey değil mi? Bu yaz seve seve hatta bazen pişe pişe de olsa ördüm, örmek istedim. 
Bir can sıkıntısı anı çalışması. Yarım kalan tüm kaneviçeleri toplayıp birleştiriniz işi.

Bu yıl oğluşum kendini limonata da epey geliştirdi. Yapıp yapıp servis ediyor bize.
Bende reyhan şerbetini eksik etmiyorum. En kırmızı renkten en güzel ton çıkıyor.  İyi haftalar...

21 Mayıs 2022

El işleri epey yoğun bir dönemden sonra şimdilerde hafifledi. İyi oldu çünkü sürekli aynı şeyleri yapmak bir müddet sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Şimdi biraz da dikişlere el atma niyetindeyim.
Artık kaçamak diyemiyorum neredeyse tamamı az pudra şekerini saymazsak oldukça sağlıklı. Sadece sorun elmalı pasta değilde ona çok benziyor olması.
Yine günlerden bir piknik. Kömüre bulanmış yorucu ama yine de yorulmayı istediğimiz bir şey. Pişirdin yedin telaşından sonra oturup çayını yudumlayıp manzaranın keyfini çıkarmak en sevdiğim kısmı.
Bu defa köpecikler hiç uğramadı yanımıza pisicikler geldiler bolca, karnını doyuran gitti. Biri çok cana yakındı Çınar'ın kucağında rahat yatış pozisyonunu bulana kadar debelendi durdu.
Üzüm sümbülleri sarmıştı her tarafı. Bunca yıldır geliriz ama yılın bu dönemi hiç gelmemişiz demek ki görünce çok sevindim.

İpcinin kedisi. Zoro diyerek sevdim maskesi çok şeker.
Örgüler.... örgüler.... araya bir tane de yastık.
Yine inişli çıkışlı hava sıcaklığı vardı, bolca yağmur. Güneşli her güne şükür çünkü kendimi o günlerde çok daha iyi hissediyorum. Biraz yağmurlu da olsa sonrası gökkuşağı olsun hep...

22 Mart 2022 "İyi ki..."

Sabah aydınlık güneşli başlayıp birkaç saat sonra uçuşan kar tanelerine sonra da tekrar güneş ışıklarına bıraktı yerini. Ankara'nın havası kadar kararsız bir hava daha vardır muhakkak.
Örmelere devam. Tahtaya vuruyorum, öreyim örmem lazım. Bazen iyi geldiğini bildiğim halde yapamadığım çok oldu. O yüzden şimdiye seviniyorum.
devam... devam...
Tabiatında sarkmak olan çiçekleri lütfen engellemeyiniz. Ben böyle bir hata yapmıştım bu evde, sonra ta dolabın tepesi demeden koydum yukarıya, çok geçmedi hemen uzamaya başladı. Baktım sarmaşık da durum bu hemen boncuk çiçeğini de astım ya sevecek coşacak veya tam tersi göreceğiz, çünkü burası epey güneş alıyor hemde kavururcasına,  olmadı sarmaşığın öteki yamacına da seni alırım boncuğum.

Bir kitap geriden gelsem de olsun azmettim seriyi tamamlayıp bitireceğim. Aslında bir inat değil bu, kitabı çok sevdim. Bence çeviri çok iyi ve anlaşılır. Bazen ne okuduğumu anlamadığım kitaplar olmuştu bu durumda devam etmiyordum.  (Kitap; Marcel Proust / çeviren; Roza Hakmen)
Bu çantanın da ikinci baskısı. Kendime söz verdim bu son :)

Bugün tam 15. Yıllar geçiyor, ben yaşlanıyorum. Sanki büyümemen gerekiyormuş gibi kabullenememe durumları var bende. Zamanı tutamıyorum. Artık bu minnak çocuk değil benim boyumu da aşan kocaman bir delikanlısın. Minnak günlerden bişeylerin aklımdan geçmediği bir gün yok özlüyorum çünkü, bu yaşları es geçmiyorumdur inşallah, belki birkaç zaman sonra da bu günleri anar dururum, çünkü ben hep biraz geriden geliyorum. Öyle kolay bırakamıyorum eskileri. Daha nice güzel ve sağlıklı yaşlarını görürüz umarım canım oğlum...

30 Mart 2021


Bir bahar bir kış gidiyoruz Mart ayının da sonuna geldik. Oğluşum bir yaş daha büyüdü. Benim boyumu aşalı zaten çok oluyor. Bende selvi boylu sayılmam ama büyüdü işte. Zaman geçiyor hemde gayet tatsız, hayat giderek yaşanmazmış gibi. Evde olduğumu çok hissetmezdim önceden bir yılı aşkın zamandır iliklerime kadar hissediyorum ve feci bunalıyorum.
 
Henüz haftasonları açıkken biraz yaşadığımızın farkına vardığımız küçük mutluluk anlarından karlı bir orman bu sefer.

Bizde eseri olmayan kar bir kaç semt sonra ve yukarıda işte böyleymiş. Bize biraz beklemişi denk geldi karın ama olsun beyazlığı çatur çutur yürümesi pek güzeldi.

Her gün yürümeye çalışıyorum. Bir yılın sonunda bende evde oturmaktan nasibimi alıp biraz kilo aldım. Biraz salmıştım tatlı vs. ama şimdi toplamaya çalışıyorum sağlıklı rutinlere dönme çabaları.

Bugün birazcık da örgü ip resmi falan eklemek istedim. İyice unuttum çünkü bunları. Bir ara ne iyiydim örüp duruyordum. Şimdi elime alasım yok.
Geçen yıl dışarı çıkamazken örmüştüm eve teslim yapan ipciden eksikleri tamamlayarak falan bir gayret çalışmıştım. Belki gelir diye ilham perisine kapılar açık biraz da ortada ip örgü bulunduruyorum totem olsun :)

3 Temmuz 2020

İlk ayçiçeğim açtı, çok mutluyum. Ucundan sarıları gördüğüm günden beri gözüm üstündeydi an be an çektim, görmemişin ayçiçeğini. Diğerleri boyca daha uzunlar şimdilik yeşil yaprakların altından görünürde sarı ipuçları henüz yok ama bu ufacık boyuyla erkenci. 
Her yıl olduğu gibi tatile giderken bizimkileri tarla gördükçe durdurup, foto foto diye darlayıp usanana kadar resim çekecektim. Belki tatile gidemeyeceğiz ama günübirlik bişeyler yaparken denk gelirse sapsarı bir tarla ne büyük sevinç olur benim için..
Şu ara ufacık mutluluklarım var, eve kapandığımız süre boyunca resmen digital dünyanın esiri olan çocuğumuzu ara sıra çekip kitap veya birlikte oyun oynama derken çok sınırlı bir süre o ortamdan uzaklaştırabildik. Ortam fazlasıyla beklenmedikti kasmayalım germeyelim derken epey boşverdik. Şimdi de çok farklı değil ortam ama unutmaya izin vermeden evde ki digital dünyadan uzak kaliteli varsaydığımız vakte birşey daha ekledik ya çok mutluyum...

31 Ağustos 2019

Yazın son günü geldi. Üzücü, sonbahar bir parça hüznü ve güzel renkleriyle gelirken yine de birşeylerin sonunun geldiği gerçeğini değiştirmiyor bu. Hüzün de bu yüzden sanırım. Bazen eski yıllara ait blog yazılarını okuyorum, sonuçta geçmişimiz 2008'lere dayanıyor :) kendi gelişim ve değişim sürecimi inceliyorum :) başka bakıyormuşum herşeye, normal tabi, ama okuyunca inceden bir içim burkulmuyor da değil kendime, insana ve dünyaya dair inancım ve hayallerim için, seneler geçtikçe insan deneyimlediği pek çok şeyin ışığında kendince bir değişim sürecine gidiyor. Minikler büyüyor, ben büyüyorum falan, dünyaya gelen büyüyor yani :)
                                         2009                                                                      2019
Hep o düşlediğimiz yerde, o evde, o kişilerle hayal ediyoruz olabilecek en güzel şeyleri, ancak bu şartlar sağlanırsa olacak sanki. Gün gelip birine veya birkaçına kavuşunca farkediyorsun ki onlar sadece bir araçmış, amacını yitirdiysen, hislerini kaybettiysen hepsi yanında olsa da hiçbirşey o hayal ettiğin gibi olmuyor bir türlü. Bu da hadi "fark et" artık diyor," an" 'da dur, es geçme, sakın hissetmeden geçip gitme. Şartları mı asla bekleme, mutlu olmak için, yaşamak için diyor. Bildiğimiz ama çoğu zaman unuttuğumuz klasiği.
Örgüler, dikişler, dantel, çiçek, böcek derken nerelerden geldin buraya derseniz, birkaç sayfa gezdim burada, birkaç satırımı okudum ve içimde olduğunu bildiğim ama kelimelere dökmediğim şeyleri döktürüverdi bir anda. Ah şu duygusallığım çok çektim, çekiyorum da. Artık az konuş çok dinle olmaya çalışan biri olarak çook uzun süredir kişisel bir şeyler paylaşmadığımı farkettim. İlk yıllarda epey günlük tadında yazmışım, dertleşmişim. Olmuyor artık, anlatası yazası gelmiyor insanın kime ne diye, kaybedilen birkaç parça birşey var sanki zaman içinde bir yerlerde, daha yanlız, daha basit ve yüzeyden gidiyor insan buna rağmen bu gün bir kuş kanatlandı içimde, çırpındı uçamasa da.