Bir süre aradan sonra yeniden merhaba. Serin hava gitmek bilmedi bu yıl. Mayıs ayına gayet üşüyerek yıkayıp kaldırdığım montları yeniden çıkararak girdik.
Serin havaya rağmen dallar hınca hınç leylak ve mor salkımlarla dolu. Bu yıl çiğdemleri kaçırdım mı bilmiyorum henüz bir Eymir kısmet olmadı.
Serin havalardan şikayet etsem de işime yaramadı değil, örerken ufaktan sıcaklamaya başlamıştım ki havalar serinledi ben duracağım derken devam ettim. Tahtaya vurayım bu üretme ve bişeyler yapma isteklerim gitmesinler, sıcağa rağmen.
Parça iplere kıyamayanlardan mısınız? bu ipler birleşip kendi ebruli yumağını oluşturuyor ve belki cüzdan çanta birşeyin parçası olabiliyor. Düğümler mühim değil zaten astar içinde kalıyor.
Yeni denemeler..
Yıldız çiçeğim açtı epeyde tomurcuk var. Çok mutluyum her ne kadar kadife çiçekleri daha çok olsa da bu kadar bile çıkması ve açması çok sevindirici.
Cücükler salondaki ikinci firarlarını da yaptılar. Haklılar çünkü inanılmaz hızda büyüyorlardı yaptığımız geniş kutu çiftlik bile artık dardı bizde eski mahallemizdeki sütçümüze emanet ettik bu haftasonu, şimdi o salonda masa altında yanyana adeta kolkola girmiş gibi gezinmelerini hatırlıyor azıcık özlüyorum, ev sessizleşti, elimden çat diye marulu çeken ayak sesini duyunca ötmeye başlayan cücükleri özlüyoruz hepimiz, tek tesellimiz gerçek toprağı eşeleyip açık havada özgürce gezecek olmaları.
Anneler günü münasebetiyle vazoda leylağıma kavuşmuş olabilirim, teşekkürler annecim ;)