15 Eylül 2019

Bir kaneviçe sever olarak bu defa yastık yerine örtü yapayım dediğim bir çalışma. Evde kullanmak, etrafımda görmek çok hoşuma gidiyor.   
Vakit aşure zamanı, haftasonu hemen yaptım. Çok seviyorum, tüm tencereyi yiyebilirim.Yeni haftanız güzel olsun...

12 Eylül 2019

Bugünden itibaren kendime ip, kumaş almayı yasaklıyorum. Tam da bunu düşünürken geçen gördüğüm kaneviçeli pötikareli son bir şey daha yapacaktım, yapmazsam vallahi aklımda kalır yapmalıyım diyor, ondan sonra kesin, son, söz diyorum. Hobide sadeleşme devri başlasın. Diğerlerini saymıyorum bile, yastık sevgim, çekmece ve dolapları doldurdu. Neyse ki yapıyor ama hepsini kullanmıyorum yoksa evin hali nice olurdu. Güya tenha olacak ya ev.
Yeni birşey almama sözü vermişken bende evdekilere bulaştım, bu yastığımın arkasında ki harika hediye kumaşımı güzelce çıkarıp elimde kalan ipinden arkasını zincir yaparak değiştirdim. Çıkanı da kullanmaya kıyamadığım özel kumaşlar arasına ekledim. Elbet kullanacağım onları da ama şimdilik onlara değer bir proje yok. Yine derledim, topladım, az olması huzur ve bu herşeyde geçerli sanki.
 
Gezmeyi fazlasıyla seviyorum, eskiden çalıştığım zamandan kalma bir alışkanlık da olabilir, evden çıkma ihtiyacı, öyle eve kapanan, mis gibi evinde oturan biri olamadım hiç. Özellikle de hava güzelse içimden bir ses haydi çık dolaş diyor. Bugün de dolaşırken Sakarya Caddesinde Kırmızı Kedi Kitabevi'nin açıldığını gördüm. Çok mutlu oldum, kedisinden mi kırmızısından mı bilmem seviyorum burayı. Kitabevinin hemen girişinde de güzel bir kafesi var. Limonatasını denedim, gayet güzel.

Sözü ben de çok beğendim, ben kimim? diyenlere.... Mutlu haftasonları dilerim.

9 Eylül 2019

Bugün okulla beraber ilk defa erken kalktım. Erkenciliği sevsem de tatil boyunca hiç kalkmamıştım. Oğluş okuluna gitti, ev sessiz, bende her tatil sonrası olduğu gibi ufaktan bir hüzün var.
Haftasonu Refika'nın tarifi ile humus yaptım. Eskiden asla tüketmediğim hatta sevmediğim şeylerken şimdilerde bayıla bayıla yediğim birşeye dönüştü. Böyle çok şey var. Zamanla değişen pek çok şey gibi yemekle ilgili de değişimler oluyor demek ki insan da.
Şu ara elimde okuduğum bir kitabım yok, dün kitaplıktan elime geçti, el işi de yok. Oyalanacak birşeyler bulmak lazım. İyi haftalar...

7 Eylül 2019

Hafta içi gezmek gibisi yokmuş, kalabalıksız, sakin.. Keşke hep böyle gezebilsek.Tatilin bitmesine çok az kala, istikamet Bolu/Gölcük..
Gps'in azizliğiyle biraz otoban biraz köy yollarından, derken bana göre güzel manzaralardan geçtik.  
Hep fotosunu görür merak ederdim. Burası bir otel veya ev değil, Orman Bakanlığına ait konuk evi imiş. İnsanın orada konuk olası geliyor. Kar altındaki fotoları ayrı, böyle ayrı güzel.
Burada sonbahar kendini daha çok hissettiriyordu. Yol boyunca ilerledikçe düşen sıcaklıktan belliydi, neyse ki çantaya hırkalarımızı atmıştım. Burası yapay bir gölmüş, göl çevresinde yürüyüş yapılabilir, bisiklete binilebilir. Yanınızda götürmediyseniz bisiklet kiralama yeri var. 
Parkın girişindeki cafe de otururken hop hop bişiy geçti yanımızdan bir baktım bu tatlı tavşan. Normalde tavşanlardan tedirgin olurum kırmızı gözleri rahatsız eder beni, ama bu çok tatlıydı hem kendisi hem gözleri, etrafta minik elmaya benzer yere düşmüş meyvelerin peşindeydi.
Nilüfer çiçeklerini yakınen görmek de güzeldi.  Mutlu haftasonları...

5 Eylül 2019

Bu hafta el işlerimde başlanmışlar bitti, yarımlar tamamlandı güzel bir temizlik yapmış oldum. Bu geçtiğimiz zamanda yine birsürü şey yapmışım, bakalım ne olacak onlar. Önce yapıyor sonra da kalabalığından sıkılıyorum, çünkü hepsini kullanmıyorum.
 
Sürekli bir derleme-toplama içinde olunca bir köşeye sakladığım şeyler çıkıyor ortaya. Eski çocukluğumun fincanları ve bu nal gibi. Bunca yıl iyi saklamışım, belli bir yaştan sonra da zaten ailenizden gelen ya da çocukluğunuza ait şeylere daha bir düşkün oluyorsunuz. Eskiden kömürlüğümüzde asılıydı, ta köyden gelen birşey. Ev dönüşüme girerken almıştım özellikle, sonra da bir güzel nazarlık yapmışım. Sürekli toplasam da hayalimde ki azlığa henüz ulaşamadım, minimalist yaklaşımlar fazlasıyla ilgimi çekse de çok ağır ilerliyorum ben.
 
Bizimkiler anne-kız biri camda öteki beni çamaşır asarken haylaz haylaz izliyor.
Kapı önündeki azimli domatesten söz etmeden geçemiycem. Kendisi bu taşlar arasından çıkıp, o incecik arada büyüyüp bir de domates verdi böyle.

1 Eylül 2019

"Sevgili okuyan ve yorum yazan dostlar, az önce yayınla butonunu az kayıp yanlışlıkla sile bastım, çook üzgünüm yorum yazan arkadaşlarımdan özür diliyorum :(  yayınlayamadım bir geri al tuşu niye yok ki :( "
Sonbaharın ilk günü. Bu günde örmeye devam. Durmaksızın, hoşuma giden her modeli örmeliyim mottosuyla işte yeni bir model daha. Buradan. Çiçek çiçek duruşu aslında tek renk motifler ve farklı renk çerçeve ile değişik olabilir. Sarı çiçekler mesela. Bir ara da onu denemeliyim.
Hazır elim hızlanmışken bir de sehpaya şöyle rengarenk birşey deneyeyim dedim. Bulduğum 20 gr'lık renkli kukalar, pamuklu olduğunu düşündüğüm ama biraz sert bir ip. Belki biraz ütü ve ilk yıkamayla duruşu biraz daha yumuşayabilir.
Hazır çarşıya çıkmışken kırtasiyeye de bir el atayım dedim, etiketlerimi, minik not kağıtlarımı ve kendi yaptığım defter kaplamalarım için çıktılarımı da aldıysam bir ara da onlara el atarım artık. İyi haftalar...

31 Ağustos 2019

Yazın son günü geldi. Üzücü, sonbahar bir parça hüznü ve güzel renkleriyle gelirken yine de birşeylerin sonunun geldiği gerçeğini değiştirmiyor bu. Hüzün de bu yüzden sanırım. Bazen eski yıllara ait blog yazılarını okuyorum, sonuçta geçmişimiz 2008'lere dayanıyor :) kendi gelişim ve değişim sürecimi inceliyorum :) başka bakıyormuşum herşeye, normal tabi, ama okuyunca inceden bir içim burkulmuyor da değil kendime, insana ve dünyaya dair inancım ve hayallerim için, seneler geçtikçe insan deneyimlediği pek çok şeyin ışığında kendince bir değişim sürecine gidiyor. Minikler büyüyor, ben büyüyorum falan, dünyaya gelen büyüyor yani :)
                                         2009                                                                      2019
Hep o düşlediğimiz yerde, o evde, o kişilerle hayal ediyoruz olabilecek en güzel şeyleri, ancak bu şartlar sağlanırsa olacak sanki. Gün gelip birine veya birkaçına kavuşunca farkediyorsun ki onlar sadece bir araçmış, amacını yitirdiysen, hislerini kaybettiysen hepsi yanında olsa da hiçbirşey o hayal ettiğin gibi olmuyor bir türlü. Bu da hadi "fark et" artık diyor," an" 'da dur, es geçme, sakın hissetmeden geçip gitme. Şartları mı asla bekleme, mutlu olmak için, yaşamak için diyor. Bildiğimiz ama çoğu zaman unuttuğumuz klasiği.
Örgüler, dikişler, dantel, çiçek, böcek derken nerelerden geldin buraya derseniz, birkaç sayfa gezdim burada, birkaç satırımı okudum ve içimde olduğunu bildiğim ama kelimelere dökmediğim şeyleri döktürüverdi bir anda. Ah şu duygusallığım çok çektim, çekiyorum da. Artık az konuş çok dinle olmaya çalışan biri olarak çook uzun süredir kişisel bir şeyler paylaşmadığımı farkettim. İlk yıllarda epey günlük tadında yazmışım, dertleşmişim. Olmuyor artık, anlatası yazası gelmiyor insanın kime ne diye, kaybedilen birkaç parça birşey var sanki zaman içinde bir yerlerde, daha yanlız, daha basit ve yüzeyden gidiyor insan buna rağmen bu gün bir kuş kanatlandı içimde, çırpındı uçamasa da.