Bu Blogda Ara

10 Aralık 2018

Şu ara ortada yapılan çok şey olmamasına rağmen bir telaş, bir yoğunluk vardı. En çok yapmak istediklerime henüz başlayabildim. İşleme yapmak çok keyifli, şimdi kumaşımı gelişigüzel kır çiçekleriyle dolduracağım, yöntem; bulduğum bir takım işlemelerden örneğin yapılışına dair gördüklerime kendi yorumumu katarak ilerliyor.
Geçtiğimiz hafta bir kurabiye kokusu duyalım dedik, beyaz unsuz ve az şekerli olunca biraz daha masummuş gibi geliyor. Klasik kurabiye pek çok adı var, ben kopuk kurabiye olarak biliyorum. Hamura şekil vermeden kopara kopara diziyoruz tepsiye.
İpimi bayıla bayıla alıp çok heyecan yaptığım halde örgümü elime almayışımı bir türlü modelde ve ebatta içime sinmediğine bağlıyorum. Dün akşam söktüm ve yeniden başladım. Bırak dikdörtgeni geniş şalı dedim ve atkıya çevirdim, kalırsa birde şapka yapabilirim. Modelim de pirinç örgüsü oldu. Bu ipe yakıştı gibi geldi ve içime de sinince başladım örmeye.
Çorap için ip hazır, şimdi birbilen eşliğinde yapmayı deneyeceğimiz günü bekliyorum. Kendiliğinden desenler oluşacak örerken. Heyecanlıyım. Yeni haftanız güzel olsun...
Biraz üşenmekten, biraz neden bilmiyorum ama son zamanda yaptığım dikişleri elde yapıyorum hep. Aslında makineye göre uzun sürüyor ama hemen iğnele, iğne ardı dik kolayıma geliyor. Bu defa da yamalı işi elde diktim sonra kenarlarda pes edip makineye çektim. Dikiş makinesini dolaptan çıkar, kur zor geliyor sanırım. Bu yüzdendir ki birkaç makine işini de kenarı yığmıştım hazır açılmışken, paçalar kenarlar hepsi çekiliverdi. Bir zamanlar üzerini işleyip minicik bir yuvarlak yastık yaptığım parçayı da kareye çevirdim. Böylece kullanabilirim.
Herbirşeyin elimin altında olduğu bir hobi odam henüz yok. Orda burda takılıyorum. Hepsi elimin altında olsa kesin daha verimli çalışırdım :) Şehirdeki küçük bir mahallede, küçük bir sokakta ki küçücük bir evde olup olabilen bu şimdilik..
Konu yaşadığımız yer ve evden açılınca dün akşam gittiğimiz film aklıma geldi. Normalde sinemaya gitmeyi çok sevmem, aşırı yüksek ses ve her gidişimde beni bulan arkanızdan koltuğunuza çarpıp, tepip duran biri eşliğinde pek rahat edemem. Ama "Hedefim Sensin" filmini merak ettim, izlemeye gittik. Film bize göre çok güzeldi, Ata Demirer, Demet Akbağ, Gonca Vuslateri, İlker Aksum ve diğer değerli oyuncuların bir araya geldiğini görünce beğeneceğimizi biliyordum zaten. Filmin geçtiği mekan Gökçeada, hayalimdeki evde yaşandı film. Hayatın bizi bir gün öyle yerlere götürmesini diledim.
Gelelim çorap olayına. Macereya henüz başlamadım. Şimdiye dek yaptığım hiç bir işte kursa gitmedim ama çorap öğrenme konusunda bir kurs olsa koşaraktan giderdim. Yüncülerde yapılan ufak örgü kurslarını şöyle bir yoklayacağım belki rastlarım. Taktım şu ara çok seviyorum, örebilmeyi çok istiyor, örebilenlere ise sonsuz saygı duyuyorum.
Görseller buradan. Mutlu haftasonları...

Çekiliş var..

Ezgisimo yeni yıl için harika bir çekiliş hazırlamış, duymayan kalmasın. Güzel sürprizlerle özel bir hediye. Ben katıldım bile. Katılım için Ezgi'nin bloğunu takip etmeniz ve çekiliş postuna yorum bırakmanız yeterli. Son gün 23 Aralık. Herkese bol şans..

5 Aralık 2018

Oldukça gri bir Ankara gününe başladık. Dün akşam belki kar yağma olasılığı olduğunu duyunca bir beklenti içine girmedik değil. Hatta tatile varan bir kar düşüncesi, nasıl güzel bir çocuk hayaliydi öyle, çocuk olmak güzel şey. Örgüler dursun, dün aklıma esiveren bir takım fikirlerle kumaşlar işlemeler çıktı ortaya.
Birşeyler dikmeyi planlıyorum, nedense işleme yapmak için büyük bir istek hissediyorum. Hazır bunca gaza gelmişken bende başlayayım hiç bekletmeyeyim dedim. Bir ara da beş şişle, misinalı şişle çorap örmeyi öğrenmek istiyorum. Yıllar önceki kısa denemem sonuç vermemiş iki şişle bir çoraba dönmüştü iş, bu defa bıkmadan, yılmadan öğrenmek istiyorum. Youtube videolarından birşeyler kaparmıyım dedim ama şimdilik öyle çok iyi bir anlatım bulamadım.
Herman Hesse/ Görkemli Dünya'dan.

3 Aralık 2018

 Yeni haftanız güzel geçsin.
Pazar sabahı biz kahvaltı sofrasındayken, yaramazın biri de bizi izliyordu pencereden.
Gönül verdiğin bir projen olmazsa, çok verimli olmuyor elişi. Sağdaki şal-atkı bitti, sonra bu büyük çile ipten salaş bir dikdörtgen örgüye başladım. Önceki yazıdaki tığlı olanı iptal ettim, derken öylesine oyalanıyorum, ta ki canla başla yapmak istediğim bir iş bulana dek.. :)

30 Kasım 2018

İnsan eski alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor. Geçtiğimiz gün, ipcide rengarenk kartopu ipleri görünce dayanamadım ve aldım. Yumuşaklığı farklı, her akrilik ipteki gibi değil. İpler alınınca tabiki birşeyler örmek lazım, bende biri üçgen diğeri atkı olarak iki iş başladım, üçgenden daha önce ördüm o tamam, ama atkı ilerledikçe göreceğiz, beğenirsem devam..
Biraz soğuk biraz ılık derken artık hava epey soğudu. Bugün karanlık ve yağışlı. Ruh halim ördükçe ör diyor. Araya kitabımı da alıyorum. Aklımda pamuklu iplerimle de birşeyler var, bu karanlık kış gününün renklerine inat rengarenk birşeyler, kendime icat ettiğim elişinden işlere yetişememek hoşuma gidiyor. 
 Mutlu haftasonları..

29 Aralık 2018

Günler öncesinden büyük stres ve gerginliklerle zar zor bilet aldığım "Fare Kapanı" tiyatro oyununa geçtiğimiz akşam gittik. Çok beğeneceğimizi zaten tahmin ediyorduk. Yazar Agatha Christie'nin romanından uyarlanmış, cinayetli gizemli şahane bir oyundu. Oyuncular, kostümler, dekor hepsi çok güzeldi. Önce, uzun olan süresi yanımızda çocuklar da olunca bir parça endişelendirse de boşuna oldu, onlarda sıkılmadan sonuna kadar merakla izlediler. Bilet kısmı biraz stresli, keşke daha kolay olsa istediğimiz oyuna istediğimiz zaman bilet bulabilsek.