30 Ağustos 2020


30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.. Saygı, minnet ve şükranla....

28 Ağustos 2020

" Hakkını verirseniz, düşünme sizi yaşamdan mahrum eder." D.Cündioğlu  Cümlenin doğruluğu yakıcı bir gerçeklik taşıyor. Virüsten önce asla haber izlemeyen kendi halinde mutlu sayılabilecek bir insandım. Gelde düşünme artık.
Kupkuru otların arasında olağanca mor haliyle tazecik çiçekler vardı, geçen hafta çıktığımız köy yollarında. En ıssız en tenha yerlerde kaybolup gitmek istedim. Beton yığınları içinde olmak hiç bir zaman olmadığı kadar zor geliyor.
"Yaşamının en önemli özelliği: İnsanlar konusunda sürekli yanılmak." Budala/Dostoyevski 
Hayatım bir kaç yıl arayla beni sınıyor. İnsanlara karşı akıllanmış mıyım yoksa hala aynımıyım, cevap; aynıymışım, akıllanmamışım...
Gerçekten herşeyin miniği, yavrusu nasıl da tatlı oluyor. Hepsi bir sırada yola bakıyorlardı şahane bir kareydi, azıcık yaklaşınca ürküp kaçanlar sırayı bozdular.
O kadar cırmalanarak böğürtlen toplamışım nasıl pasta yapmam.
Mevcut belirsizliğin içinde kayboluyorum bazen öyle yoruluyorum ki düşünüyorum acaba bende mi bir terslik var? şu tarih desem de çok önceden başlayan okul, lgs, beton, insan, virüs sorunsalları arasında sıkışıp kaldım... 8. sınıf demek dershane demek gönülsüzce birkaç yerle konuştum şoklar içindeyim bazı yerlerin fiyatlarını duyunca ben direk özel okula versem bu yıl daha mantıklı sanki dedim. Üstelik birde o ortama gönderme sorunu var, bulaş var, risk var!. Konuştuğum herkez ortam gayet normal tavrında çoktan başlayanlar var, virüs mirüs yok sanki, o an ben kendimden şüpheleniyorum, bilmiyorum, düşünmekten yorgunum.
 görsel internetten
Aslında hep çok temiz hislerle oturuyorum bilgisayar başına, güzel güzel fotiler ekleyip iki satır bişey yazayım diyorum ama yok ki, güzel şeyler bulmakta zorlanıyorum. Ama arıyorum..

"Her zaman iyiyimdir ve tek kötü yanım da budur. Çünkü her zaman iyi olmak kadar kötü bir şey yoktur." Budala/Dostoyevski  Sınananlara..

21 Ağustos 2020

Bir çekirdek tanesi ektik birçok çekirdek aldık.
Sıcaklar bezdirici, soğuk reyhan şerbetiyle serinlemek güzel..
Bir müddet mesafeliyken bir gün kaynaşıverdik, bişeyleri ucundan dürttüm azıcık mutlu oldum.
Tatlı zaman zaman feci halde kendini aratıyor. Öyle bir zamanda ev pudingi.
Yeniden okumaya başlamak güzel, yazar adeta ruh ikizim, kelimelere dökemediğim pek çok duyguya tercüman bazen araya da biraz boncuk işi. Nerelerdesin diye soran merak eden herkese teşekkür ederim. Son zamanlarda hep aynı şeyi yazıyorum "şimdilik iyiyiz" çok şükür. Bu yıl hiçbirşey hayal ettiğimiz gibi değildi herkes gibi, bizde sağlık öncelikli bir tavır almaktan başka çare görmedik. Malesef hala corona'yı görmezden gelip yeterince ciddiye almayanlar yüzünden yeni veriler ortada. Unutanlar yokmuş gibi davrananlar en çok da bu tiplerin sorumsuzluğunun ve duyarsızlığının cezasını çekenler ise sağlıkçılar ve aileleri oldu. Bu uğurda hayatını kaybedenler... Yazamıyorum, yazmak istemiyorum çünkü benim ki yazmak değil höykürmek olacak, bas bas bağırmak! içimden gelmiyor zaten, ne zaman bu kadar duyarsız ve umursamaz olduk? Ömrümün denk geldiği yere/ortama küsüyorum, susuyorum..

27 Temmuz 2020

Dün oldukça sıcak ve bana göre bir takım etmenler yüzünden oldukça sevimsiz bir pazardı. Bizde belki biraz doğanın katkısı olabilir diyerek ormanlık bir yerlere gidelim dedik. Şöyle piknikçilerin yoğun istila etmediği dumansız ve mangal kokusuz belki bir miktar yürüyüş falan yaparız diye.
Bulduk sakince bir yerler, oturduk, rüzgarın sesini hiç bu kadar belirgin dinlememiştim. Resmen müzik gibiydi kulaklarımızda. Çok evden çıkmayınca unutmuşuz demek ki, açık hava resmen çarptı bizi ama en çok beni. Yaşım ilerliyor al işte bana kanıtı, biraz tansiyon, azıcık baş dönmesi, kıvrımlı yolların mideme etkisi derken bünyem oyun bozanlık etti resmen. Umarım bir kerelik birşeydir. Yoktu benim böyle huylarım.10 saatlik yolda bile bana mısın demezdim. Hamladım otura otura.
Keyfim bir miktar kaçık olsa da yeşillikleri izlemeye, otu çiçeği severek birkaç saati geçirmeye çalıştım ama elbette hayalimdeki böyle diildi.
Epeydir yapmamanın verdiği rahatlıkla geçen hafta çavdarlı kuş üzümlü bir kurabiye denedim. Sıcakken güzeldi, soğuyunca o ilk tadı vermedi. Birde dumanı üstünde kek istiyor canım. Sağlıksız diyerek onu bilmem ne unuyla bunu başka birşeyle yapayım derken gerçek tadlarını özledim resmen. Keke beyaz unu basacağım.
Son iki haftadır kavuran sıcakları değerlendirip demet demet nane kuruttum. Her yazın geleneksel ritüeli. O demetler eve girer girmez şahane bir koku sardı evi. Yıkaması biraz dertli işte.
Görüşmek üzere..

20 Temmuz 2020

Hava çok sıcak, sanırım İç Anadolu bölgesinin de iklimi değişti, nasıl değişmesin ki neler değişmedi. Eskiden bu kadar kavrulduğumuzu hatırlamıyorum. Minik vantilatörün önünde nefes almaya çalışıyorum bazen, öyle ki sanırım bununla bile bir miktar üşütmeyi başardım. Bir süredir keyifsiz hissediyorum. Gündemden uzak durmaya çalışıyorum. Elimden gelen olmadığı gibi haddinden fazla etkiliyor beni. Öfkeliyim, belli bir nedeni yok ota boka herşeye kızgınım. Belirsizlik ve ileriye flu bakış ne beter birşeymiş. En çok okulların açılış zamanı düşündürüyor ve geriyor beni. Kendi içimde kontrolsüz yaşamı deneyimliyorum.
Yürümelere doyamıyorum. Birkaç gün ara verirsem formum derhal düşüyor, sonra kısa mesafeler bile yoruyor. Saçlarım keçeye döndü, her çıkışta yıkamayım desemde içim rahat etmiyor. Var olanı artırdın yok olanı da var ettin bende corona. Unutmak istiyorum.
Sosyal mesafeli, tenha zamanlı ve çift maskeli olarak yaptığım kısa gezme ve dolaşmalar şu ara bana en iyi gelen şey. Ortalık kalabalık olmaya başlayınca kaçar adım evin yolunu tutuyor sonra arınma işlemlerine başlıyorum.

13 Temmuz 2020

Çiçekler açıp büyüdükçe tombiş arılar tarafından sıkça ziyaret edilir oldular. Gün içinde bazen izliyorum üşenmezsem bahçeye inip bakıyorum. Bana meşgale oldu. Dün akşamüstü sularken bir iki tane minik olanları alıp vazoma koydum. İlk açan miniler solup gittiler çünkü bari azıcık da evde yanımda olsunlar, bazı iyi gelişenler de yukarıdaki gibi çekirdek oluşturuyorlar. 
Okuyamıyorum diye yakındığımın ertesi günü kahvaltı sonrası su gibi akıp giden keyifli ve kısa bir kitap okudum.
Sahaflardan toplanmış eski sahipsiz resimler üzerinden yazılan kurmaca hikayaler. Çok keyifli bir anlatımı vardı. Birçok yerden yakaladı bazı satırlar beni, bazen gülerek bazen hüzünle okudum. Çabucak bitti dediğim gibi kısa öykülerdi ama güzeldi. Yazarın başka öykü kitapları da var mı merak ediyorum.
 Kitaptan ufak bir alıntı bırakıp gidiyorum,  sağlıcakla kalın yeni hafta umutlu ve güzel olsun...
Tekirin serinleme çabaları sürüyor. O daracık yerde bir o tarafa bir bu tarafa devrilip uyuyor gün içinde. Bugün güneş yok ortalarda, sabahtan itibaren hissedilen rüzgarlı ve serin hava ise şahane ama saat ilerledikçe ısınır gibi geliyor.
Ucundan el işlerine bulaştığım için mi acaba kitap okuyamıyorum yine. Dün birkaç sayfa çevirdim devamı gelmedi. Bende kalktım kendime bir pijama altı diktim.
Epey olmuştu Ulus'tan kumaşı alalı, pamuklu ve incecik kumaşı bulunca alayım bir vakit dikerim diye atmıştım bir köşeye. Neyse ki sorunsuz, üstüme göre ve kumaş ziyansız bir pijama altım oldu. Sonuç başarılı olunca şimdi gaza geldim evdeki herkese dikesim var.
Daha önce örmüş çok da değerlendirip kullanamamıştım. Kenarları söküp yuvarlak formunu koruyacağı şekilde yeniden tığladım yastık cennetinin bir elemanı daha yeniden sahalara döndü.  
Neredeyse çoğu açtı, izlemesi çok güzel.. Mutlu ve sağlıklı haftasonları dilerim.