29 Kasım 2020

"Yaşamın en güzel anı, denizlerle, kumsallarla, rüzgârla, yeryüzü ve gökyüzüyle birlikte var oluşu derinden duyduğum andır..." Tezer Özlü 

Tatlı kaçamaklara son vermem lazım. Kararlıyım ama sürekli sabote ediliyorum evdekiler tarafından.  Pasta kursuna giderken mutfakta denemediğimiz bir bu berliner çöreği kalmıştı. Bugün yine yoldan çıkıp kendimizi pastanede bulduğumuzda biraz da yürümenin etkisiyle sanırım gözüm döndü görünce dayanamadım aldım. Kızarmasına rağmen çok ağır olmaması şaşırtıcı, gayet güzeldi..
Bugün kısıtlamanın izin verdiği saatte oğluşu resmen sürükleyerek zorla çıkardık evden. Hareket etsin diye. O memnun halinden ama ben huzursuz oluyorum çok oturup kalmasından.
Biraz ağaç, toprak, çiçek görüp varoluşumuzu hissettik.
Puantiyeli ipin o sevimli ve izlenesi duruşu örgüde hiç de öyle olmadı. Ne ördüysem iki katı büyüklükte ve tombiş oldu. İlk defa bu tarz bir ip aldım, neyse birkaç denemeden sonra son haline büründü. Evdekiler de farketmiş ne çok şapka ördün diyorlar, terapi diyorum oyalanmaca. Şimdi bu ipin tam tersi incecik bir başka iple de başladım. Yeterse kazak yetmezse süveter bilmiyorum ilerledikçe belli olacak ne olacağı. Bu ipi de ilk defa örüyorum, ince olmasına rağmen keyifli bir örmesi varmış.
Kasım da bitti. Salgının seyri kötü. Dilerim daha işe yarar tedbirler bir an evvel alınır. :/

27 Kasım 2020

İlkokul zamanından bu defterleri hatırlıyorum. Benimde vardı, kırtasiyelerde böyle kapaklı harika defterler, şekilli kokulu silgiler olurdu bir de bu ayda en güzel yılbaşı kartları. O gün bugündür severim kırtasiye gezmeyi. Bu resmi orjinal bir defterden kaydedip print ederek kendime defterler yapıyorum. İlkokuldan bazı silgilerim kokusu artık olmasa da hala duruyor.
Kısa, sıkmayan, çabuk biten işlerde şapka ve bere şu an en favorilerim. Benim en sevdiğim bereyle şapka arası modelimden sonra ilk ciddi bere örgüm. Elastiklik veren kenar kesimi falan öğrendim.
Aslında mutfakla ilgili feci bir döngü içindeyim. Yani işimi hakkıyla yapsam asla çıkamam heralde mutfaktan. Ama ben çok sevmiyorum orada vakit geçirmeyi. Bunun da konum ve ışığıyla alakalı olduğunu da biliyorum. Bence farklı bir yerde farklı hissedeceğim. Kendime boş vakit yarattığımda da biraz örgü, biraz dikiş, mutlaka biraz da boyayamasamda boyama. Rahatlatıcı bir etkisi var üstümde.
Şimdi bir de angoraya merak saldım. Biraz da onunla cebelleşeyim diyorum, ince ince.
Dün tenha vakitte bir kaç parça ihtiyacımı aldım Kızılay'dan. Pazenlerden etek, pijama-pantolon falan yapmayı düşünüyorum. Seyretmeye doyamadığım ipimi de bu kadar seyretmek yeter, artık öreyim dedim. Son yaptığım bere modelinden yapacağım.
Sağlıcakla kalınız....

21 Kasım 2020

 
 
Son zamanlarda izlediğim en güzel diziydi. Hemen paylaşmak istedim. En son Şahsiyet'i izlemiş ve çok beğenmiştim. Böyle işler görmek çok güzel, dilerim daha da çoğalır. Süresi makul, konu gerçekçi müzikler derken bence şahaneydi.


 
Geçtiğimiz gün atalık  tohumlardan üretim yapan Bayramiç Taşdeğirmen'den birkaç parça ürün sipariş ettim. Geleneksel tarımla üretimi desteklemek, atalık tohumları yaygınlaştırmak önemli. Bu alanda gayret gösteren değerli çiftçilerimizin emeklerine sağlık. Ürünler arasında bir de bu yörük mendili var. Yöresel elişlerini çok seviyorum. Adı mendil ama ben onu örtü olarak kullanacağım. 
Yine çocukluk tatlarının peşindeydim. Karadeniz mutfağında mısır ekmeğinden sonra başka bir deneme muhlama. Bu defa başarılı. Sırada hamsikoli belki veya hamsili pilav :)
Geçen hafta kabak aldığımda çekirdeklerini de toparlayıp vermişti sağolsun kabakçı, bir hafta çok ilgilenemedim ne yapacağımı da bilmiyordum gerçi, fırında kuruturum diye düşünürken günler sonra ilgisizliğimden kendiliğinden kuruduğunu farkettim. Kabak bulaşmış kısmı ufalanıp gitti. Faydası anlat anlat bitmiyor ama ben en çok çinko için önemsiyorum. Atmadan onu da değerlendirmek iyi oldu.
Bir miktar şapkadan sonra öylesine bişeyler denemeye başladım. Parça parça örüp bişeyler mi yapsam dedim ama ilerler mi bilmiyorum. Yalnız desen yapmak gerçekten şu ara iyi geldi, çok keyifli.

20 Kasım 2020

Bugün havanın yüzü değişti, Sonbahara noktayı koydum vakit artık kış der gibi. Çok şükür artmadan kaldı gribimsi haller. Artık ben mi öyle hissediyorum yoksa gerçekten mi öyle oluyor ayırt edemiyorum.
Sonbahar güneşiyle parlayan sarının, yeşilin tonları kırmızılar nedense bu yıl daha bir etkiledi beni.
Şehrin göbeğinde bir sırça köşk. Ben mi abartıyorum bilmiyorum. Betonlar canımıza yetti artık, doğayı daha çok arar olduk ondan belki. 
Örüyorum..  ama en sevdiğim şey gördüğüm güzel manzaraları çekmek, çekmeye çalışmak.


Hiç girmek istemediğim bir konu o yüzden etrafından dolaşacağım. Bir kısım kapanma özellikle okullar beni rahatlattı. Zaten bir yolladım, bir yollamadım çok stresliydi. Şimdi ders çalışma üzerine evimizde gereken strese gireceğiz. Malum sınav. Çok şey var anlatılacak ama girsem içinden çıkamam biliyorum. Sağlıklı günler dilerim...

17 Kasım 2020

Bu hafta geçen hafta ki görsellerden idare edeceğim. Bir miktar boğaz ağrısı ve gribimsi haller var üstümde cumartesinden beri. Belki çok hafif ama benim evham ve endişelerimle birleşince değişiyor durum. Kendi kendime plasebo etkim var benim. Gelsin telkinler, gitsin çaylar ilaçlar.
Bugün daha iyiyim ya da iyi hissetmek istiyorum belki bilmiyorum.
Örgülere devam. Selaniği ne çok seviyorum.

Nihayet aylar sonra bir demet çiçek karşımda ve ben çiçek mutluluğu yaşıyorum.

"Yaşama başkalarınca ve önceden verilmiş bir anlamı üstlenmek zor değil, zor olan ona kendince ve yeniden anlam verebilmek." Dücane Cündioğlu

11 Kasım 2020

Haftasonu sonbaharın renklerini görmek güzeldi. Doğanın paleti muhteşem, sarıları, kırmızısı, turuncusu... Her ne kadar güneş parlasa da içe işleyen bir rüzgar vardı.
Havaların soğumasıyla beraber benim de elişleri ile aramı ısıtma çalışmalarım da başlamıştı. Arada tığ ile denemeleri, yeni bir takım ipler, şişler derken arada bir örüyorum.
Bu hafta kitap okumamazlığı kırdım nihayet. Mutluyum.
İkinci bere de bitti.
Ormanda her hafta farklı yönleri deneyimlerken, patikanın sonundan göz kırpan Mogan gölü, ne güzeldi. Yazın da uzun uzun yol çekip saatler sonra dağlar arasından görünen denizi anımsattı.

Kabakları kıyamadım yemeye, süs hali pek güzel. Pazardan büyük dilim alıp pişirdim, bir kısmını hiç unsuz şekersiz bir kek denemesi için ayırdım. Ümit Aktaş'ın ketojenik ekmeğini denemiş ve ne hikmetse yiyebilmiştim, yiyebilmiştim diyorum çünkü epey yumurta içeriyor, sası sası yumurta kokmadıkça sorun yok zaten şimdi aynı yöntem ile balkabaklı bişeyler denemeyi umuyorum.