19 Ağustos 2016

Ufaktan birşeylere başlamak...

15 Ağustos 2016

İki gecedir yağan yağmur havanın aşırı sıcağını aldı, akşamları otururken üşümek ürpermek nasıl iyi geliyor. Sebze kurutmak için geç mi kaldım acaba, o aşırı sıcaklarda elini kolunu kaldırıp birşeyler yapmalıydım.
Belki artık birşeyler yapmak için daha çok enerji bulurum. Bu yıl hedeflediğim kitaplarım bitmedi, elişi anlamında ortada pek bir iş yok bu yaz fazla tembel geçti.
Silkelen artık, bişeyler yap diyorum kendime. Çünkü birşeyler yaptıkça daha mutlu ve huzurluyum..

6 Ağustos 2016

Bu desenleri hala çok seviyorum. Dün kavanoz kapaklarında görünce dayanamadım. Cath Kidston'ın son desenlerini sitesinden takip ediyorum ama sanki eski halleri gibi değil, eskiler daha güzeldi.
Kavanoz kapağındaki deseni muşamba masa örtüsüne de yapsalar şahane olurdu, belki de vardır bilmiyorum benim gittiğim mağazada (English Home) sadece bu desen vardı.

5 Ağustos 2016

Elişlerinde yaptığım bazı parçalar benim için çok özel. Onlar yıllardır benimle. Bir ikincisini yapamadım zaten.
Yaptığım patchwork denemeleri içinde en küçük kumaş parçaları içeren örtü. Çoğunluğu parça kalan ithal kumaşlar içerdiği için hiç birini atmamak adına mini mini eklemiştim.
Yeniden birşeyler yapmalı, boş durmak bana göre değil. Öncelik şalımı bitirmek olacak, sonrasında dalgalı battaniyeyi tamamlayacağım. 
Bloğum içinde yer verdiğim blog dükkana gösterilen ilgi için çok teşekkür ederim. Elimde satılmak üzere ayırdığım tüm örgüler satıldı. Artık battaniye projeleri benim için bitmiş gibi geliyor, elimde kalanlar bunlar ve bana fazlasıyla yetecek kadar var. İhmal ettiğim bloğum ve elişlerim için telafiye başladım denilebilir. Yazmadığım dönemde güzel bir süreçti ama bitti gözüyle bakıp kapatmayı düşündüm hep. Birgün noktayı koyacağım ama o gün bugün değilmiş gibi geliyor. Bugünden geriye doğru ilerleyip cevaplamayı unuttuğum veya ertelediğim yorumlarımı yanıtladım, biraz geç oldu lütfen kusura bakmayın.

Bir haftasonu gezmesi

Haftasonu tembelliğine son verip sabahın çok erken saatinde çayımızı termosa koyup düştük yola. Yol manzaraları güzeldi, hayvan sürüleri, yeşillik, orman, kıvrım kıvrım yollar ve tabiki göller.
Ayı kayasında kahvaltı molası verip devam ettik. Sabahın serini, ürperten soğuğu çok güzeldi. 
Göl denince geçtiğimiz yaz tatilinde balık tutmanın keyfine varmış kişiler olarak oltamızı da aldık tabi. Balık tutamadılar ama sıcağa rağmen güzel vakit geçti.
Manzaralar çok güzeldi, bir ara gaza gelip hemen haftaya kamp kurmaya bile karar verdik ama neyseki çabuk vazgeçtik.
Ahçıların memleketine gelip de karnımızı doyurmadan gitmek olmaz tabi, menüyü çeşitli tutup daha çok şey denemeye çalıştık ve hepsinden de çok memnun kaldık. Yemekler çok lezzetliydi, özellikle mantının tadı damağımda kaldı.

4 Ağustos 2016

Şu ara belki sıcaklar belki ruh hali pek birşey yapamıyorum. Ne istediğini bilmez, hiçbiryere sığmayan da bir içle geçiyor zaman.
Boş durmanın ruhuna aykırı olduğu bir kişi olarak çoğu vakit böyle geçse de arada bir ufacık, küçücük birşeyler de yapmıyor değilim. Çarpı işi şu ara birşeyler yapmada bana ilham oluyor. Eski işlemelerden bol bol lavanta kesesi dikiyorum. 
Bugünkü projem varolan bir gömleğin üzerinde çarpı işi denemeleri oldu.

26 Temmuz 2016


Kendime iş icad edip bir şal başladım. Buraya kadar epey hızlı geldim diyebilirim, gerisi de gelir umarım.

10 Temmuz 2016

Çok oldu yine ramazanı bitirdik, bayram da geçti, geçmiş bayramınızı kutlarım bu arada. Derya kuzusu biraz gezdi, biraz evdeydi derken geçirdi günleri.
 
Daha az konuşup daha çok dinlemek istiyorum  ama aslında ne çok şey var yazılası, anlatılası ama bir tutukluk var gidiyor işte. Daha çok görüşmek dileğiyle..

17 Haziran 2016

Geçtiğimiz gece nihayet dikişlere el atabildim ve uzun bir süredir bu örtüye biriktirdiğim tüm kumaşları kullandım. Dolaba bir örtü daha eklendi ama ortalıkta gezinen torbalar dolusu parça kumaştan kurtuldum.
 
Bu defa aralara eski işlemeler katmaya çalıştım denk geldikçe, biraz çarpık biraz çurpuk ama sevdim yinede.
Buldukça kaneviçe almaya ve hayata geçirip kullanmaya devam..
Saksıdaki hali beni endişelendirince ortancamı bahçede sevebileceği gölge bir yere dikmiştim. Sanırım yeni yerini sevdi...

Ankara/ Altınköy


Bu haftasonu durağımız Altınköy idi. Köy müzesi, etnografya, yaban hayatı içeren bir açıkhava müzesi. Ben bu köyde yaşardım doğrusu, kurgu da olsa çok sevdim. Değirmeninde kendi ürettikleri buğdaydan taşdegirmende öğütülen ununu, gezip dolaşan tavukların yumurtasını, yoğurtlar, reçeller daha pek çok çeşit ürünüde köy bakkaliyesinden alabilirsiniz. Taş fırın da pişen ekşi mayalı-patatesli ekmeğini de unutmayalım..