25 Ekim 2014

Tahtaya vurayım diyeyim çünkü nihayet ince bir şal başladım, şöyle boynuma atkı gibi dolayabileceğim bir şey ve birkaç günü geçmesine rağmen fikir değiştirip veya sıkılıp bırakmadım.
 
Aklımda şu ara yanyana geldiklerinde çok hoşuma giden renklerden oluşan bir örtü de var.
Üzüm sümbülü, sarı sümbül, mor, pembe sümbül, kısaca her çeşidini çok seviyorum. Geçen yıldan soğanlarını sakladığım içinde neler olduğunu unuttuğum soğanları saksıya ektim ve merakla bekliyorum. Her yıl böyle ektiklerimden bir tane dahi olsa açıp beni mutlu ederdi inşallah bu yılda açarlar.

22 Ekim 2014

Havalar serinleyince kaçınılmaz olan şey evde sırayla dolaşan öksürük, grip olayıdır. Bu yıl öncelik Çınar'ın oldu, okulun payı büyük tabi. Şimdide bana atlıyor gibi. Hastalığı bahane edip tembellik mi ediyorum yoksa gerçekten bir kırıklık mı var hastalık kaynaklı bilemiyorum. Sıcak birşeylere sarılıp sıcak sıcak kalasım var hep.
Sürekli bir değişim var hayatta artık bu kesin bana göre. Bir zamanlar dantel olayını çok banal bulurken şimdilerde çok seviyorum. Tv üstlerine kadar değil tabi ama uygun heryerde kullanmaya çalışıyorum.
Sabah kahvesi ile güne devam..

Narlarımız

Bahçemizdeki narları merak ettik bugün topladık, bence tam nar ekişilik yazarken bile ağzım sulanıyor. En azından bu yıl o işe el atmayacağım, bu yıl tarhana, domates suyu ve kuruttuğum sebzelerle kendimi epey aşmış durumdayım zaten.

19 Ekim 2014

Elimde sürekli heyecanla başladığım yeni bir iş, fakat kısa süre sonra devam etmeden öylece kalan yarım örgülerle doldu ev. Örgü hep rahatlatan, terapi yapan birşeydir deriz, ya şu ara çok rahatım ya da örgü bile olsa sıkıya gelemiyorum, bilmiyorum. Oysa örmeyi, bir işe başlayıp, tutturup devam edebilmeyi çok istiyorum. Hala o kapıyı zorluyorum bakalım.
Örgüde beklediğim ilgi ve verimi yakalayamayınca peçete yapıştırmadan boyamaya ne zaman boş kalsam kısa kısa uğraşıyorum bunlarla.
Şu ara en çok kahvemle Sonbaharın keyfini çıkarıyorum penceremin önünde.

18 Ekim 2014

Pencere güzeli..

17 Ekim 2014

Dedim ya... Eylül'dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimin..."
- Cemal Süreya

16 Ekim 2014

Mevsimin çiçeklerini seviyorum.
Dün bol hamurişili bir gün oldu. Epey uzun bir zamandır yapmama rağmen özlememişiz demek ki şeker gibi hamur işini de terk edebileceğiz.
Kahvem ve küçük çok minik bir parça çikolata sanırım asla vazgeçemeyeceklerimden.

14 Ekim 2014

Arka kısmın ön kısma tığlanarak ilerlediği yeni bir deneme.

13 Ekim 2014

Kışa giriş yapıyor gibiydik, bugün hava değişimi çok belirgindi, yarından itibarende tahminlere göre yağışlı olacakmış, gelen kışa inat yeni çıkan tomurcuklar var penceremin önünde.
Elişleri ve bir takım uğraşlara dönme çabalarına devam, elime geçen bir teneke kutuyu boyayıp peçete yapıştırdım, çok düzgün olmadı, o el yatkınlığı kalmamış haliyle, ama o şahane desenlerden biri daha hayata geçti bu şekilde.
Şu ara tutaçlara takmış durumdayım desem yanlış olmaz, özellikle vintage modellere, üstteki bugün katıldı aramıza.
Bir haftasonu daha bitti, yetişilemeyen pek çok şeyle, neden bu kadar koşturuyoruz ve yoğunuz çözebilmiş değilim.

11 Ekim 2014

Yazacak şey çok, kendimde bulduğum güç sıfır, kendimce beğenip eklediğim resimlere gelen güzel yorumlar için çok teşekkür ederim.  

9 Ekim 2014

8 Ekim 2014

.........