16 Mart 2012

Sabah kahvaltılarında evdeki trafik gereği yalnızım. Değişen rutinimizle artık babadan önce evden çıkıyoruz, sabah kuzuyu yataktan söküp almak, yüzünü yıkayıp üstünü giydirmeye ikna etmek, okuldaki atıştırma saatine kadar midesinin kazınmasını önleyecek iki lokmayı yedirecek, bu arada daldığı kitabı veya oyuncağını bıraktırıp kapıdan çıkabilmek için sabahları büyük bir bardak su içip yollara düşmek durumundayım. Eve dönüşte ki, eve dönüyorsam kendime kahvaltı hazırlıyorum. Yok eğer dönmüyorsam, hani hep lafını ettiğim takıp çantamı koluma, ne zaman gidicez, yoruldum, sıkıldım çekiştirmeleri olmadan rahat rahat gezmeyi yapıyorum. Böyle gezdiğim günlerde avm'lerin açılışını yapıp, mağazaların siftah müşterisi ben oluyorum. Aslında her zaman avm'lere erken gitmeyi severdim ama kapısında bekleyip açıldığı an kadar değil. Şimdilerde bir daha eve git, tekrar çık yapmamak için böyle yapmak zorunda kalıyorum. Sabahları okula giderken su gibi akan vakit, kapısında beklediğim avm'nin açılışında adeta donup kalıyor. Dışarıda yaptığım kahvaltıda da bir bakıyorum ki beş veya on dakika ancak geçmiş oluyor, inanamıyorum.
Pembe örtümün modelini görmek isteyen zeyzey bloğu sahibesi için. Ebrulikedi için kek tarifi ise burada.  :)
Dünkü migros ziyaretimde latte bardağı hediyeli kahvemi alıp, keyifli görüntü ve içmelerime kavuştum.
Kuzu değişken haller içinde, almaya gittiğimde aslında daha çok kalmak istiyordum derken, ertesi gün olup ta okula yaklaştığımızda bir türlü yüzü gülerek girmiyor içeri, daha erken çıkılan bir okul olsun falan diyor, daha erkeni yok o zaman gitmemen gerek dediğimde gitmeyeyim demesin mi. Deneyimli arkadaşlarıma soruyorum, bir ay süren de var bir hafta da alışan da, bazen kendimden şüphe edip biz niye okula gidiyorduk doğru birşey yapıyoruz değil mi? dedirtiyor, sonra uyanıyorum ve saçmalıyorsun diyorum.
Mutlu haftasonları olsun hepimize..

9 yorum:

zeyzey dedi ki...

çok teşekkürler örnek için.:)
uyku daha tatlı geliyor kuzuya.alışır zamanla.

Başakdenizi dedi ki...

Kuzuyu yerim ben çok tatlı zamanla alışır.mor örtüye bayıldım. Ellerinize saglık

ebrulikedi dedi ki...

tarif için teşekkürler.şu yorumların cevabı gelmiyor ya artık maile çok gıcık oldu.örtü çok güzelmiş.çok güzel örüyorsun.hani eli düzgün diye bir tabir var ya öyle.

anne kaleminden dedi ki...

çok doğru yapıyosun deryacım, gönlün rahat olsun. kızım 1 ayda, oğlum 2 haftada alıştı. ama bence çınar ikisinden de çabuk alıştı :)) ne çocuklar gördüm kreşe girerken avaz avaz çığlık çığlığa annelerine yapışıp, kopmayan :))) gayet iyi durumdasınız, o kadar hüzün olur artık :) cafe crown latte yi buldun demek, bakmadığım büyük market kalmadı :) avm leri açmanın avantajı işte :))))

Proje Çantası dedi ki...

Kuzuların nazı anneye olur.
Çok mutlu görünüyorsunuz :)

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Derya, ben de yaptığınız gibi yapıyorum. Evim yakın olduğundan çocukları servise vermedim. Ben götürüyorum, onları bırakıp, market vs.halledip eve öyle geliyorum...
Ben her sabah çocuklarla mutlaka ufak bir kahvaltı yapıyorum. Çok erken saatte olduğundan işlerimi bitirip gelince tekrar kahvaltı yapıyorum:))

Kuzu belli ki alışacak, hiç şüphe etme:)

Derya Kuzusu dedi ki...

zeyzey; rica ederim.

başakdenizi; çok teşekürler..

ebrulikedi; rica ederim ayrıca da teşekkür de ederim ;)

anne kaleminden; Nihancım migroslara uğra fincan için, ben tandoğan migrsotan aldım.

proje çantası; kareler seni yanıltmasın Edacım, aslında belki bu yaşın gereği inanılmaz çatışma içindeyiz.

semi; ikinci haftayı devirince ve hala vedalaşamayınca ister istemez acaba? dedim ama biraz daha vakit var demek ki :)

Kahve Çekirdeğim dedi ki...

Ya o kadar özeniyorum ki size:) neden bilmiyorum sizin bloga girdiğim zaman evlenesim geliyor:) Mutlu huzurlu bir profiliniz var. Zaten mutfakta benim tarzım resmen küçük ev:) O örgü iplerinin markaları nedir :)

Derya Kuzusu dedi ki...

kahve çekirdeğim; Evlenin tabi allahın izniyle size layık kişiyle tabi zamanı gelince, bildiğim kadarıyla henüz yaşınız çok genç erken daha derim haddim olmayarak :), aslında görünen bu güzel huzurun düşmanları yok değil, ara ara bunalım yazılarıyla döküyorum eteğimdeki taşları, hayat malesef onlarsız olamıyor benim anladığım kadarıyla.
İplerim Kartopu gonca serisi, tığım 2 veya 2,5 ipin kalınlığına göre.