Bu Blogda Ara

15 Mart 2012

Dün akşam uzun süredir yapmadığım cup cake düştü aklıma tam yemek vakti, şimdi oğlumda okullu oldu giderken de geldiğinde de atıştırır, market abur cuburu yiyeceğine anneciğinin keklerini yesin dedim bahanem sağlam ya hemencecik yapıverdim keki. Börek içinse tarifin hamuru az, kendisi öz oluyor diyerekten, üstüne birde geçtiğimiz gün yaptığım haşhaşlı börekten de yaptım, bir şeyi yeterki isteyeyim insan ancak bu kadar çabucak halledebilir, hem fırına atar hemde gerideki bulaşıkları toparlar, üstüne de ahaliye akşam yemeği için tavuk pişirir. Allahım hepimize sevdiğimiz insanlarla yanyana olmayı ve sevdiğimiz işlerle uğraşmayı nasip etsin. İnsan sevince ve isteyince hayat hem kolay hemde pratik oluyor. İki kap hamur işinden de böyle felsefe yaparmışım ben.  
Kuzucuk okulda aktiviteye doymayıp eve gelince önce oyuncaklara saldırıyor, özledim diye. Ardından anne aslında şimdilerde daha  çok babayı yakalayıp oturtuyor başına birlikte aktiviteye.

Okul öncesinde her gün dışarı çıkmazdım hatta yürüdüğüm mesafeler de gezmediğimiz sürece öyle uzun da değildi. Şimdi erkenden kalkmanın, yürüyüş mesafesinin ve tabiki  kendime ait kalan saatlerin pek çok faydasını görüyorum. Hareket geldi sporsuz bedenime ve tabi ruhuma da düşünme ve rahatlama. Şimdi daha az vicdan azabıyla tüketiyorum yaptığım hamur işlerini.
En çok okulun ikinci gününde bana "artık sende rahatlarsın" gibi bir cümle kurmuştu ki kuzum okula gittiği için çok üzülmüştüm. Kimbilir hangi öfke ve kızgınlık anında artık okula gitde rahatlayayım gibi bir laf ettiysem tuttu kuzucum bana söyleyiverdi. Sonra basit ve kısa şekilde anlatmaya çalıştım, okulun benim rahatlamam için değil, kendisinin gelişimi ve öğrenmesi için kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu ve vakti geldiği için okula gittiğini. Eskiden bir gidişhat vardı bizde her günün aşağı yukarı aynı olduğu sıkıcı ve rutin, onun içinde de zaman zaman, sürekli bir arada olmanın zorluk ve sıkıntılarını çekiyorduk ama şimdi daha sakiniz, birbirimizi özlüyor ve yanyana olduğumuz zamanları eskiye göre daha keyifli geçiriyoruz, inşallah kuzum da farkediyordur bunları.
Okul konusunda çevremizdekilerin daha küçük yaşlardan itibaren kreşe vermelisin şeklindeki anlamsız dayatmalarını dinlemediğim için çok memnunum. Çalışmadığım için daha küçük yaşlarda onun bana benimde ona fazlasıyla ihtiyacımız vardı. Ama bu yaş itibariyle artık evde de dışarıda da yapabildiğimiz şeylerin belirgin şekilde sınırlandığını, bittiğini ve zamanın geldiğini kendi içgüdülerime göre ta içimde hissettim, belki de bunun için ben çok kolay alıştım, aslında kuzu da alıştı çünkü ben kapıdan çıkana kadar gözler doluyor, sonrasında eser yok diyor öğretmenleri, o kadarcık anneye naz da olacak tabi. Hayatımızdaki yegane değişiklik olarak bu konuda çok laf ettim biliyorum ama başka da yazacak birşey bulamıyorum. Güneşe hasret kaldık yine bir kaç gündür, artık yağmur çamur bitsin, güneş parlasın istiyoruz.

17 yorum:

modabahar dedi ki...

Mutlu olduğunu okumak güzel:)Kreş için ise dayatmalar beni de sinir eder.Senin de dediğin gibi ne zaman başlaması gerektiğini en iyi anne ve çocuk anlar..Bazı çocuk evde olmayı sever bazısını da evde tutamazsın.Tıpkı benimkiler gibi.Ben de çalışmıyordum evdeydik ve birbirimizi üzmeye başlamıştık.Kreş hepimize iyi gelmişti.

Sihirli Günce dedi ki...

Kekeler nefis gözüküyor,söylemeden geçemeyeceğim(:
Kesinlikle en iyi kararı verdiniz bence de,o da eminim çok mutludur orada..
Ben de nicedir yürüyüşe başlamak niyetindeyim ama havalar öyle soğuk ki buna izin vermiyor:(

ebrulikedi dedi ki...

kuzuyla koç burcu olmamızın yanında bir ortak noktamız daha varmış.solaklık:)
yazdıklarını okuyunca ben de düşüncelere daldım.öyküyü bırakıp işe gittiğim için yaşadığım vicdan azabı içimi tırmalıyor.napalım herşey onun için.kuzuya da okul iyi gelecek.bizim nasıl arkadaşlarımıza,sohbete ihtiyacımız varsa onun da çocuklara,oyunlara ihtiyacı var.
bu arada cupcake tarifi var mı?

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

bakalım benim cimcime babasını ne zaman kıstıracak köşeye. çok anneci. baba da yan devirip yatıyor.yok öyle yağma :D

kalpçikli kırlent , pembe dantel, kakaolu muffin , küçük motifler hepsi mikemmel görünüyor.

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Hep dediğim gibi rahatlama geldi. Bunun Kuzu ile bir ilgisi yok, okulla birlikte yaşama düzen geliyor, insan kendine de vakit ayırabilmenin güzelliğini yaşayıp, mutlu anne olmanın önemini keşfediyor.
Çok sevindim sizin adınıza, böyle hisleri çok iyi bilirim:)
Kuzu`nun okula gitmesinin tam zamanı...
Babayı ilk kez görüyorum sanırım:))

zeyzey dedi ki...

çınar alışmış ne güzel okuluna.sanada hava değişimi,spor olmuş.
peme örtüye bayıldım.gözümden kaçmadı.örneğini ayrıntılı yayınlaman münkün müdür?

anne kaleminden dedi ki...

hayatınıza hareket gelmiş belli :))) benden de haftaiçinden haftasonu neler yapacağımın sözünü alıyorlar. bu haftasonu poğaça yapacağız birlikte :))) bence de iyi yapmışsın çınar ı bu zamana kadar kreşe vermediğine, ayrıca haftaya havalar ısınıyormuş sonunda :)))

Başakdenizi dedi ki...

Merhaba Derya hanım sizi bir yıldır takip ediyorum. Çok güzel el isleri yapıyorsunuz.cupcakeleriniz çok güzel görünüyor. ellerinize saglık

Proje Çantası dedi ki...

Her zamanki gibi elinden çıkan herşey harika. Kekin haricinde pembe örtünü de çok beğendim.
Kendini ne kadar güzel ifade ediyorsun. Senin bu içtenliğin ve yakınlığın iyi geliyor bana.
Oğluşun da kızım gibi solakmış :)
Ailenle ve başka sevdiklerinle hep mutlu, huzurlu ol.

Proje Çantası dedi ki...

Bantlarla ilgili ne buldum, bak

http://norskeinteriorblogger.blogspot.com/2011/09/manedens-trend-teip.html

ebygale dedi ki...

Maşallah senin kuzucuğuna, okula alışma sürecinde zorlanırsınız biraz ama sonra anlar o da okulun kendisine kattığı olumlulukları, hem arkadaşları olur güzel güzel, sosyalleşir, paylaşmayı öğrenir. Sevgiler..

Arzu dedi ki...

Sevgili Derya bence kuzunun okula gitmesi cok guzel, birlikte oldugunuz zamanlarin niceligi azaldi, niteligi artti ki bunu her zaman cok saglikli bulmusumdur hem anne hem de cocuk icin...
Cup cakeler ye beni diye bagiriyorlar :)
Sevdiklerimizle, severek yaptigimiz islerle gecsin gunlerimiz :)

Derya Kuzusu dedi ki...

modabahar; Aynı düşünüyoruz kesinlikle :)

sihirli günce; soğuk insanı acayip çevikleştiriyor bu arada, bence beklemeden yapın vaktiniz varsa, ertelemeyin, hem yürüyüşler başlayınca kek, börek de iç rahatlığıyla yeniyor haberiniz ola :)

ebrulikedi: Aynısınız kuzumla :) ebrucum şimdiden alıştırmanızı yapıyorsunuz okula giderken öykü zorlanmayacak hiç, bu arada browni kek diye hep yazıyorumya onu kalıpta yaptım şahane oldu tavsiye ederim.

Nihan küçük mucizem; Aynı fikirdeyiz yok öyle, çok teşekkürler :)


Semi; Kesinlikle, beş yıldan sonra ilk defa keşiflerdeyim gerçekten :)
babamız bira zçekingen o yüzdendir :)
zeyzey; teşekkürler, tabiki sonraki posta eklerim...

anne kaleminden; Kesinlikle geldi nihancım :) inanamıyorum gerçekten mi?

başakdenizi; merhaba, çok teşekkürler :)

proje çantası; Edacım, çok teşekkürler, hepimiz öyle olalım inşallah :) banta da bakıyorum hemen sağol :)


ebygale; Evet gereken biraz zaman sanırım, çok teşekkürler :)

arzu; Çok teşekkürler, aynı dilekleri sizle riçin diliyorum bende :)

Defne dedi ki...

Sevgili Derya,
el emeklerini bayıla bayıla inceledim. Özellikle motifli olanlara bayıldım. Renkler ve modeller çok güzel.

Ben görev nedeniyle bulunduğumuz bu ülkede-şehirde mesleğimi yapamadığımdan çalışmıyorum. Gerçi annelik başlı başına bir mesai sayılır. Örgüden az çok anlayan biri olarak bir meşgale istiyorum. Ancak ip konusunda yardıma ihtiyacım var. Hangi tip ip kullanıyorsun bu tür örtülerde? Yazın Ankara'ya gittiğimde ip alıp buraya getireceğim. Ve kaç numara tığ kullanıyorsun? Belki tüm bu bilgiler blogunda mevcuttur ama henüz o kadar turlama fırsatı bulamadım. Vakit buldukça inşallah.

Özellikle 8 Mart 2012 tarihli yazındaki motifli örtüyü görünce, işin uzmanından bilgi alayım dedim.

ışıl dedi ki...

merhaba,
blogunuz sayesinde tığ ile tanıştım ve oğluma daldaklı bir battaniye yapmak istiyorum.Aralarında delik olmayan zigzak battaniye ama bir türlü olmıyor.ilk sıra oluyor sonra 2.sırada dalgalar düzleşiyor.nasıl yaptığınızı analatabilir misiniz? teşekürler ışıl

Derya Kuzusu dedi ki...

Defne; Çok teşekkürler, kesinlikle annelik başlıbaşına bir iş :) ben örgülerimde kartopu'nun gonca serisini kullanıyorum. Tığım 2 veya 2,5 numara, bazen ipler inceli kalınlı oluyor ona göre değiştiriyorum tığımı. Estağfurullah uzman değilim ama örgüyü çok seviyorum :) umarım yardımcı olabilmişimdir, sevgilerimle..

ışıl; merhaba, yapılışını burada anlatmıştım;
http://derya-kuzusu.blogspot.com/2011/11/ripple-yapls-ve-malzemeler.html

Defne dedi ki...

İlgin için çok teşekkür ederim. Bundan sonra hem eskilerini hem de yenilerini takipte olacağım. Gözüm gönlüm açılsın.