Karışık..

Kısa ayın bitmesine çok az kaldı. Çınar heyecanlı okula gideceği için, bende öyleyim. Mart ayı bizim için önemli artık takvim okuyup, çizen kuzu doğum gününü bekliyor heyecanla, ben tuhaf hissediyorum,  dizimin dibinden ilk defa ayrılacak diye, yapılacak iş çok, elimin uzanıp yapabildiği ise neredeyse yok. O sıkılmışlığı hala atamadım üzerimden. Dört duvar hallerini arada arayan sıcak dost sesleriyle aşmaya çalışıyorum. Evde oturmak, evde olmak ne menem şey.

7 yorum:

Ecehan dedi ki...

Deryacım,
Bugünlere haksızlık etmeyin derim. Sizin gibi dopdolu bir insanın evde oturması sıkmış, anlamıyor değilim lakin; evde olmak gibisi yok aslında. Mesela ben. Eğer hayat şartları gerektirmese şu an ve sonrasında evde olmayı isterdim eminolun. Tabi bu bir gereklilik ise yazdıklarım nahoş gelecektir.

Derya Kuzusu dedi ki...

Ececim, çalışanlar için evde olmak bir ayrıcalık bir lüks gibi gelsede, çalışıpta birkaç ay evde kalmak zorunda olanlarında önceleri aman çok hoşmuş deyip sonradan sıkıldıklarına şahidim, ki ben artık evde oturalı 5 yıl olmuş biri olarak, artık yemek,temizlik, çamaşır vs. tarafından tamamıyle esir edilmiş durumdayım, bazen öyle oluyor ki düşünemiyorum sanki, dört duvar meselesi, ör ör o da bitti işte, bilmiyorum yani bende şu ara işler feci ve fena kesat yani :)

Adsız dedi ki...

mrb lar yaptıklarınız gerçekten çok güzel bende başlamak istiyorum battaniye örmeye inşallah ama hangi marka hangi ip hangi tığ bilemiyorum bu kaonuda bilgi verirmisiniz

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Karamsarlık gelmiş buralara:)

Hiç olmadı, o kadar da kötü değil evde oturmak, evde oturup ne yapıldığıyla alakalı.
Bazen evde oturup, çalışanlara göre çok daha verimli olabiliyor insan.
Hani vardır ya, çalışıp saate bakıp akşam olmasını bekleyenler, gününü iş yerinde sağda solda laflayarak geçirenler....Ben kendimi böyle insanlara göre çok daha verimli görüyorum, çocuklara daha az vakit ayırabilmenin bir bedeli olmalı. Yani ya iyi, dolgun bir maaş, ya kariyer...Bunlar yoksa sırf çalışıyorum demek için bu bedele katlanamam.
Derya`cım Çınar okula başlasın, siz de gününüzü çok daha iyi kullanacaksınız, bu karamsarlık bulutları gidecek, dostlarınızla çocuk muhabbeti dışında vakit geçirmenin tadına varacaksınız belki de yeniden.
Ben öyle diliyorum...
(bunlar benim düşüncelerim, hayatın keyfi başka türlü çıkmaz:))

Kahve Çekirdeğim dedi ki...

derya hanım bugun gördüm hocamda bu motiflerden hırkası var.çok güzel olmuş ben çok beğendim:) motifleri gördüğümde aklıma geldiniz:)

Proje Çantası dedi ki...

Derya' cım, sen ördüklerini, yaptıklarını satıyor muydun? Bu kadar muhteşem ve zevkle yaptığın işi 'iş' e dönüştürürsen evde oturmak sıkıntı olmaktan çıkar diye düşünüyorum. ben zaman zaman ara vermekle birlikte temposu yüksek bir işte çalışırken neredeyse bir yıldır evdeyim ve bundan sıkılacak düzeye gelmedim henüz. Ama ara verdiğim dönemlerin sonu, senin söylediklerini hissetmeye başladığım zamanlar olmuştur, anlıyorum seni.
şu linke bir bak istersen. İlk sayfasından sonra daha çok anlayacaksın neden sana önerdiğimi :))
http://bypetra.nl/blog/
Sevgiler.

Derya Kuzusu dedi ki...

Adsız; Teşekkürler, kartopu gonca ip 2 veya 2,5 numara tığ kullanıyorum.

Semi; Tabi sizede katılmıyor değilim, ama bazen dediğim gibi ne düşündüğümü bende bilmiyorum :) umarım düzene gireceğiz, karardım biraz evet çabucak bu haldende sıyrılmak dileğiyle :)

kahve çekirdeğim; Teşekkürler, ev yastık battaniye dolu ama aksesuar olayına hala giriş yapamadım, mesela bir atkı motiflerden veya yelek, inşallah birgün yaparım :)

proje çantası; Şimdiye kadar bir tane sattım battaniye ama ona da pişman oldum sonra, yaptıklarıma kıyamıyorum, zaman zaman satarmısın şeklinde nadiren teklif geliyor ama öyle sürekliliği olan birşey değil, talep yok yani. Herkes bende yaparım şeklinde yaklaşıyor tahminimce, bende sipariş üzerine birşeyler öremem sanmıyorum, link için teşekkürler hemen inceleyeceğim :)