22.08.2010

Ortaya karışık bir post


Bu kitabı eşime hediye olarak aldım, arka kapakta okuduklarım ilgimi çekmişti, bir arkadaşımda tavsiye edince bir tane de biz edindik. Ben aşk kitabından sonra uzunca bir süre kitaplığımda beklettiğim bab-ı esrar kitabını okuyorum şu ara, bitince aklımda Agatha Christie'nin polisiye romanlarından birini okumak var.
Şu ara kuzucukla aramız bir küs bir barışık yine. Kitaplarda ve çevremizdeki deneyimli çocuklulardan ısrarla soruyor ve araştırıyoruz. Sürekli "anne bak" "baba bak" ne yapıyorsa gözümüz kesinlikle üzerinde olsun istiyor, hep onu izlemeliyiz. Başka hiçbirşeyle ilgilenmeyin diyor. Kendi kendine birşeylerle ilgilenmeyi unuttu gitti. İnatçılık hat safhada. Orta yolu bulana kadar akla karayı seçiyorum.

Araya şirin bir foto, içinde bulundukları kutuyu açtığımda gelen kokuyu da gönderebilmeyi isterdim.. ve devam..

Evde masadan, sandalyeye, kitaplığa, fiskosa kadar beyaza boyamayı düşündüğüm eşyalarım var, beni en çok heveslendiren de bu blog oldu. Ev tam benlik. Kendisine pek de iyi olmayan ingilizcemle sordum dilim döndüğünce ama hatun ser verip sır vermedi. Belkide ne dediğimi anlatamadım sonuç olarak yanıt alamadım. Çok da uzağa gitmeden birde bu bloğu buldum. Kendisine de sordum, Ece hanımında çok güzel çalışmaları var yine tam benlik.

Kaplerimi bir süre önce diktim ama fotoğraflamayı unutmuşum, muhtemelen kalpleri birleştiren ip içime sinmediği için yayınlamamıştım.

Kuzumla dün akşamki bir kriz anında hadi birlikte oturup birşeyler yapıp, oyalanalım diyerek yaptığımız kayıklarımız. En fazla beş dakika ilgilenip sonrasında kendince muzurluklar bulduğu kalanının annesi ve babasını oyaladığı çalışmalarımız.

3 yorum:

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

Ece hem iyi bir hoca hem de çok keyifli bir insandır ben bir sezon devam ettim kurslarına ümitköy de atölye beyaz tam benim tarzım vakit olsa da gidebilsek.

sevim dedi ki...

şu anne bak anne bak cümleleri bize hiç yabancı gelmedi
aynı huylar bizimkindede var bakalım ne zaman geçer

pasakklı kraliçe dedi ki...

ben de evde ki her şeyi beyaza boyattım, ama her şeyi. Küçücük anahtar kutularına kadar.Boyanınca çok güzel oluyorlar. Bir çoğunu boyatmak yerine satın alsam daha ekoomik olurdu, ama kaybetmek istemediğim eşyalarım oldukları için boyattım. Eğer iyi bir boya olsun istiyorsan biraz pahasını aşıyor. Ama sonuca da değiyor. Hatta bugün boyattıklarımla ilgili bir post yayınlayacaktım, ama üşendim. Sadece üç beş dostu gezip kapatacağım bilgisayarı, niye bu kadar gevezelik yaptım, anlamadım. Bu arada bizim battaniyeişi ne oldu? Benim blogda bununla ilgili bir yorum göremedim. Lütfen örgü biliyoruz diye böbürlemeyelim:)
sevgiler