Bu Blogda Ara

28.06.2010

Başlıksız.


Kuzum iki gündür çok keyifliydi, etrafta onu şımartan bir sürü kişi, bol dondurma, oyun oynayacak kişiler, çok sık görmesede kaynaştı onu sevenlerle.
Benimse karar veremediğim hallerim vardı, sevinçlimiyim yoksa üzgünmü? yüreğimin bir parçası yokmuş gibi, içimde bir yerde bir sızı bir ağrı sanki, herhalde böyle tarif edilir kelimelere dökmek gerekirse. Kiloca zayıflamış, yüzündeki derinleşmiş kırışıklar ne kadar zor günler geçirmiş olduğunun, yüzündeki gülümsemenin ne kadar nadir olduğunun en açık kanıtıydı bana göre, kendi dile getirmesede, bir gözüm gördü, diğeri göremeden tekrar uğurladık, yüreğimizin pırpır edip durduğu o uzak yere, bir an önce yanımızda olmasını dileyerek. Hüzün hep bu kadar yakın olmak zorunda mı hayatımıza diye isyan ederek!

2 yorum:

AtolyeKedi dedi ki...

Şimdi arkadaşlarımın emek hırsızlığı ile ilgili yazılarını okuyunca http://www.orenbayanlar.com/page/12
Bu siteye girdim sizin bu ve bir önceki yazınızı gördüm ve haber vermek istedim. Sayfa 12de

derya dedi ki...

Atölye kedi; Çok teşekkür ederim sağolsun haber verdi arkadaşlar bende o siteye mail gönderdim ama hala ses yok, ne yapılır bu durumda bilmiyorum şimdilik beklemedeyim.