7 Aralık 2019

Vaktinde örüp sonrasında bir şeye dönüşememiş her parça örgüyü itina ile söktüm ve sardım geçtiğimiz gün. Bu bile keyifliydi, çünkü bazı renkler artık elimde yoktu. Minik bir sepeti doldurdu ipler. İlk işim de şu sıra intagramda sürekli önüme çıkan yeni yıl süslerinden yapmak oldu. Bir sürü parça pinçik ipim var nasılsa diyerek. Kendi çapımızda biraz ışık azcık süsle biz de o yeni yıl havasına girmeye başladık.
Minik işlerden birisi de kulaklık kılıfı oldu. Tabi nereden yine instagramdan sevgili Smilena'nın tarifinden. Çok da kulaklık kullanıcısı biri değilim ama derli toplu durur hiç değilse çantanın gözünde. Benimkinin halkası eksik, onu da ekler ikinci bir işlevi anahtarlığı da devreye almış olurum.
Bu hafta epey yürüyüş yaptım yine. Ama işin komik yanı, o yürüyüşlerde nefsime hakim olamayıp Liva'nın önünden geçerken, önce elmalı gelincikler sonra da kavala kurabiyesi aldım, bir de güzel yedim. Nerede kaldı bu işin sağlık ve spor yanı. Bir yerden aldım diğer taraftan verdim. Hiç değilse zarar da değilde al-ver, eşit kalmış olmayı diliyorum. Kış mevsiminin bir etkisi, biraz daha yeme hatta karbonhidrat yeme dürtüsü. Yağlanıp üşümiycez hesabı sanırım. Bunu kedilerden de gözlemledim. Ne iştahlılardı, bir süre sonra baktım tombikleştiler, kürkünde katkısı var belki böyle görünmelerine çünkü yazlıkları attıkları sıklaşıp kalın-uzun tüyleri takındıkları belliydi, ama artık daha şişman oldukları da kesindi bence.  
Nihayet dün akşam bu sezonda ilk tiyatro oyunumuza gidebildik. Oyun Büyük Tiyatro da Necip Fazıl Kısakürek'in yazdığı "Reis Bey" oyunu idi. Bu yıl bilet alabilmek geçtiğimiz yıl kadar problemli olmadı. Bilgisayar başında satışın açılmasıyla başlayan gerginlik olmaksızın, tamam çok tercih ettiğimiz koltuklar olmasa da bilet alabilmek güzeldi. Ailecek gittik, evin genci elektronik aletlerden iki saatcik nasıl uzak kalacağının gerginliği taşısa da, ikinci perde de kafasını koyacak yer arasa da ki biraz hak veriyorum, çok uzun diyaloglar ve cümleler zaman zaman kopuş yaşattı hepimize hatta ,  merhamet ve insanlık vurgusunu yani işlenen temayı unutturur oldu o kopuşlar. Zaten etrafta hala telefonunu sessize almayı beceremeyenler ve sessize alıp bir türlü elinden bırakamayanların ekran ışıkları yeterince dikkatimizi dağıtıyordu. Ben bunlara rağmen keyfimi bozmamaya çalıştım, orada olmaktan memnundum. Belki ilk seçim olarak pek isabetli değildi hepimiz için ama umarım ikinci oyun da bu durumu düzeltirim.
Oldukça ayaz bir akşamdı. Tiyatroya ulaşmaya çalışırken, ışıklarına rağmen ıssızlığın hakim olduğu Gençlik Parkından geçerken biraz tedirgin olmadım değil. Buzlanan yerlerin kayma sürprizi de ayrı. Neyse ki yere yapışan kimse olmadı. Hadi nerede gelmedi derken artık buradayım diyor kış.
Çıkışta soğuğa rağmen neşeyle kestanelerini satan abiden bir külah kestane aldık, 44 yıldır yapıyorum bu işi dedi, belli ki hoş sohbeti ve biraz da konuşası vardı, keşke bu kadar soğuk olmasaydı, ama o mutluydu onun hayat dolu, zorluğuna rağmen işini bunca seven güzel enerjisi şöyle bir yoklayıp geçti beni, gülümsemeye çalıştım donmuş mimiklerimle, ardından hızlı adımlarla dondurucuya dönmüş arabaya ulaştık. Hemen evin yolunu tutmak gelmedi içimizden, zira biraz buzumuzu eritip ısınmalıydık, bizde kısa bir Ankara turu yapalım dedik. Karanlıkta başka oluyor ışıklarla, hatta aydınlığa göre daha güzel. Mutlu haftasonları...

16 yorum:

Mutlu Eller dedi ki...

Yeni yıl süslerin bir harika olmuş Derya`cım:) Eline sağlık. Semra`nın yaptığını görmüştüm, pratik bir şeye benziyor.

Zeugma dedi ki...

Maşallah sergi açacak kadar çok ve güzel el işleriyle dolu eviniz. Yılbaşı topları iyi fikirmiş. Tiyatro adabından yoksun olanları esefle okudum. Aslında hemen dışarı atılmamalılar. Ankara manzaraları harikaydı, özlemişim çok. Teşekkürler Derya:)

Beyaz Yakalı dedi ki...

Emeğinize sağlık güzel görünüyorlar. Kışın en güzel yanlarından biri kestane kebap olsa gerek. Bir de bozacının sesini duydum mu kışa iyice adapte olacağım.

Derya dedi ki...

Semicim, çok teşekkür ederim :)

Derya dedi ki...

zeugma; Katılıyorum topladım bir bavul oldu, bir ortam olsa minik bir dükkan ufak bir atölye nasıl hoş olur, en büyük ve tatlı hayalim :) Malesef adabı bilmeyenler bize denk geldi, bence de ama bu telefon öyle ele geçirmiş ki insanları uyuşturucu gibi bırakabilene aşkolsun :(
Rica ederim sevindim, bir fırsat olsa çıksanız gelseniz :)

Derya dedi ki...

Beyaz Yakalı; Çok teşekkür ederim. Katılıyorum kış=kestane kebap bence de, kaldı mı öyle bozacı kaldıysa ne güzel, bizim buralarda yok, çocukken duyardık bazı geceler sesini, keşke yine olsalar...

burcu dedi ki...

çok tatlı olmuş ağaç süsleri :) ankara'yı özledim.

mavilale dedi ki...

reis beyi yıllar önce seyretmiştim Isparta'da günümz insanı için ağır ifadeler var. helede gençler zorlanır normal :)) sevgiler

deeptone dedi ki...

ay valla ne güzel şeyler yapmışsın maşallah yaa. ilk fotolardakileer :)

Derya dedi ki...

burcu; Çok teşekkür ederim. Bekleriz valla :)

Derya dedi ki...

mavilale; Benim ilk izleyişim, oyun hakkında ki bilgide pek öyle gelmemişti ama izleyince hakikatten öyleymiş..

Derya dedi ki...

deeptone; Çok teşekkürler... :)

ezgi dedi ki...

Ah ne güzel olmuş o süsler, minik ışıkla da pek bir yeni yıl ruhu olmuşlar :))

Yürüdükten sonra insan biraz olsun iç rahatlığı ile yiyor değil mi :)))

Bu arada kestane kebaba bayılırım <3
Sevgilerimle

oytunla hayat dedi ki...

Yeni yıl süslerin şahane♥

Sen yazınca gençlik parkını tabiki çocukluğumdakini özlediğimi hissettim.

İnşallah 2. oyun şahane olur... Ergenleri 2 saat o ekranın karşısından uzaklaştırmak şahane oluyor gerçekten de...

Derya dedi ki...

Ezgicim çok teşekkür ederim, bir hava yaratlım az da olsa dedim :) kesinlikle bir parça daha az oluyor pişmanlığı yerken :) Bende çok seviyorum sen gelince Kızılay yaparız o vakit bir kestane kebabı da yeriz artık, öptüm ;)

Derya dedi ki...

Şebnemcim, çok teşekkür ederim.. Çok farklıydı eskiden, şimdi de güzel ama o eski havası yok tabi, inşallah , kesinlikle mucize :)