Bu Blogda Ara

14 Aralık 2017

Şapkaya başladım. Neye benzeyecek çok merak ediyorum. Öte yandan evde baktığım her köşe burada yapılacak işler var diyor, mutfak beni bekliyor. Oysa ben aklımdakileri gerçekleştirmek için sabırsızım.  
model buradan.
Sobanın adı da, yanmasa da varlığı bile ısıtır beni. Dün okul çıkışı güneş parlayınca eve gitmek gelmedi içimizden yürüdük çiftliğe doğru bir şeyler atıştırmak üzere girdiğimiz yerde sobayı görünce Çınar'a hemen yanına oturalım dedim. Sobayı; biz bununla ısınırdık ben çocukken, kömür koyar odun atar yakardık, üstünde ne portakal kabukları kokuttuk, kestaneler patlattık, ekmek kızarttık, her daim sıcak suyumuz olurdu üstünde, çamaşırlar asardık üstündeki tellere, diye anlatmaya başlayınca ne düşünüyor bilmiyorum. Çok anlamlar yüklenmiş bir eşya. Hatta bazen hüzünlü bile geliyor ruh haline göre, bir daha yaşayamayacağın o eski zamanları, gelip geçmiş güzel, özlenen günleri hatırlatıyor. Biz, orada sıcacık otururken ziyaretçilerimiz vardı, biri geldi öteki gitti, Paylaştık beraber yedik.

1 yorum:

Nil dedi ki...

Gerçekten varlığı bile yeter sobanın. Hey gidi güzel günler.