Bu Blogda Ara

8 Kasım 2017

Günler arkamızdan atlı kovalar gibi geçiyor, mutfak rutininden çıkmanın imkanı yok zaten. Vakit olunca ucundan tuttuğum birkaç işim ve kitabımla bir parça keyif yapabiliyorum. Geçtiğimiz gün Barış Bıçakçı'nın "Bizim büyük çaresizliğimiz" kitabımı bitirdim. Dostluk, aşk, hayata dair.. acımasız zaman ve hissetmesek de ne kadar çabuk geçmesine dair güzel bir kitap. En çok gerçek Ankara mekanlarında geçen anlatımını sevdim. Teşekkürler Ezgicim..  :)
Hamur işlerine bir süre tövbeli olmaya karar verdiğim bir vakitte olsam da oğluşumun çikolatalı kurabiye isteğini görmezden gelemezdim tabi. Pişerken yaydığı güzel koku tarif edilir gibi değil. Yalnız tek sorun daha çok yayılıp o klasik kurabiye görüntüsünü pek yakalayamamam oldu. Sanırım dondurma kaşığı ile koymayıp yuvarlamam nedeniyle oldu bu tepecikler. Bir sonrakinde hedef yayılmış düz kurabiyeler, bu noktada püf noktası bilginiz var ise isterim.
Keçelerle uğraşmayı iple çeksemde ancak dün akşam haşır neşir olabildim kendileriyle. Modelleri pinterestten bulup deniyorum.
Elimdeki son kitabımı da bitirdiğime göre sıradaki kitaplarım yine Sabahattin Ali olacak, öneriler üzerine Değirmen ile Canım Aliye Ruhum Filizi istiyorum.

Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş olmuştu. "                                                                      ***
" Mamafih neşe insanın içinde bulunduktan sonra, hayat onu ne kadar meydana çıkarmaktan men etse, ne kadar boğmaya çalışsa ilk fırsatta kendini gösterir."

11 yorum:

Begonvil Sokağı dedi ki...

Ankara benim için sıcak insanlar demek, hep şansıma öyle oldu. Bugünlerde İstanbul yorduğu için Ankara'nın sakinliği aklıma sık sık geliyor. Gerçek Ankara mekanları demişsiniz ya, oraları nereler?

Derya dedi ki...

Ankarada yaşıyorum ama çok Ankaraseverim diyemem, belki hep burada yaşadığım için olabilir, sevgi değil alışkanlık benimkisi. Kitapta, Tandoğan yolları, Anıtkabirin bahçesi, AnkaraGar'ın peronları, Kale derken pek çok tanıdık mekan vardı kitapla beraber bende oralardaydım..

Ecehan dedi ki...

Kitaplar... Koparıyor bazen her şeyden, iyi de oluyor...

Zeugma dedi ki...

Sabahattin Ali candır. Kitapları yıllardır en çok okunanlar listesinde.
Yazdığı her cümle birer hayat dersi adeta.
Sonbaharı miss gibi yaşamanın en etkili yollarından biri kitap-kahve ikilisi. Fonda hafif volumde klasik müzik, hele bir de yağmurun sesi varsa offf diyorum. Öneri üzerine sonbahar için sıralamaya Tolstoy ve Balzac kitapları koydum ben de. Bazılarını ikinci kez okusam da şahane gidiyor.

Begonvil Sokağı dedi ki...

Hepsinin bir hikayesi ve sebebi olmalı, gerçek Ankara deyince. Merak ettim yine de. Teşekkürler..

Derya dedi ki...

Begonvil sokağı ;Yanlış telafuz da etmiş olabilirim bende yani buradaki mekanlarda geçmiş olması hoştu demek istemiştim :)

Katılıyorum Ececim :)

Zeugma; Aynen, öyle tanıdık öyle bizden ve şu ana ait ki çok seviyorum,
Klasikler tekrar tekrar okunası kitaplar bir ara bende okuma listeme çeşitlilik katıp onlara da vakit ayırmalıyım :)

ezgi dedi ki...

Derya'cım kitabı beğendiğine sevindim, ben Ankara'ya gelmeden önce hem de hiç aklımda Ankara yokken okumuştum.. Anlatımını ve o iki arkadaşı çok severim. Kurabiye enfes gözüküyor. Kilo yapmayacağını bilsem sürekli pişiririm böyle şeyler de olmaz işte dikkat etmek lazım diye arada pişiriyorum. Ellerine sağlık, minik kuşa da afiyet olsun. Bu arada Minnakcım kaç yaşında?
Kocaman sevgiler

Derya dedi ki...

Ezgicim keşke kilo ve kalori diye birşey olmasa ama malesef var, doğru söylüyorsun dikkat etmek gerek, ben hazır abur cuburları daha az yesin diye kendimde birşeyler yapmaya çalışıyorum özellikle istediği şeyleri, minnakdı ama artık koca adam oldu 10 yaşında 5.sınıf öğrencisi :) bizden de sevgilerle...

ezgi dedi ki...

Maşallah Derya'cım yandaki fotoğraflara göre minnak dedim ama bilirim annelere hep çocukları minnaktır :)
Kocaman sevgilerimle

Derya dedi ki...

Onlar küçüklük resimleri Ezgicim, yukarıdaki pisili olan yeni sayılır, aynen öyle kaç yaşına gelirse gelsin annesinin kuzusudur:) bizdende sevgilerle..

ayşen yõrûkoğlu dedi ki...

Derya hanimcim merhaba. Kurabiyenin unu az geldiginden bu sekilde yayilmistir.
Tariflerde unun markasi ve ozelligi tarifi cok etkiliyor bildiginiz gobi.
Sevgiyle,