7 Şubat 2016

Bir akşam ne yapsam dediğim bir vakitte tığa aldığım kırmızı şal aynı akşam epey bir ilerledi. Şimdilerde bitecek işler arasına katıldı beklemede. Bazen bir heves, bir hız ilerliyor ama sonlanması epey bir geç olabiliyor, sanırım bu şalda öyle olacak.
 
Müdavimi olduğum kahvemi keşke her zaman yerinden alabilsem, sıraya girip o mis gibi kokuyu içine çeke çeke alsam kahvemi, çantama attığım paket yol boyu mis kokusuyla bana eşlik etse. Ah İstanbul...
Ben hala ordayım galiba, en geç Pazartesi  Ankara'da olduğumu sabahtan başlayan okul ve kurs koşturmacasıyla anlayacağım :(

5 yorum:

Destina dedi ki...

Salın bitmiş halini merakla bekliyorum

ebrulikedi dedi ki...

Eminönünde kuyruğa girip mis kokulu,sıcacık kahveyi almak gibisi var mı?Kahvenin kokusu davet ediyor zaten.Burda da Kemeraltında dibek kahveleri öyle.Ben de sabahları kahve içmeye bayılıyorum.Ferah kahvelerin olsun

Derya dedi ki...

Destina; Teşekkürler, bende bitirmek için sabırsızlanıyorum.

Ebrucum, vallahi yok, bayıldım, çok teşekkür ederim herpberaber olsun inşallah :)

Semi M.Eller dedi ki...

İstanbul`a o kadar gidiyorum, sıraya girip kahve almak nasip olmadı henüz.
Şalın renkleri çok hoş:)

Derya dedi ki...

Teşekkürler Semicim, bir sonraki ziyaretinde fırsatın olursa uğra derim. Bana kahvesi çok farklı ve lezzetli geldi, tavsiye ederim :)