3.05.2012

4 Mayıs 2012

Cuma gününe başlangıç yaparken pek çok sabah olduğu gibi özenle hazırladığım kahvaltımla başladım güne. Buna yürekten inanıyorum belli bir yerden daha doğrusu yaştan sonra kendine özen ve biraz keyif  gelişiyor hatta gereksinim oluyor, bilmiyorum bende öyle oldu. Güne erken başlamak her zaman yapmak isteyip tembelliğe yenildiğim birşeydi yıllardır. Kuzumun okula başlamasıyla kısa sürede hazırlanıp yenen gevrek kahvaltısı yerine, karnını  faydalı birkaç lokma ile doyurmadan gitmemesi için çalar saat gibi oldum. Annelik... Gerçekten anne olmadan annelik anlaşılmıyormuş. 6:30 oldu mu saat çalmasa bile benim gözler açılıyor. Derhal kuzuyla babacığın kahvaltısı hazırlanıp, uğurlanıyorlar. Sonrasında bomboş ev ve bir dolu iş bana kalıyor. Hergünüm elbette böyle değil, sürekli aynı modda yemek ne kadar sağlıklı olsa da bıkıyor insan. Ama arada sırada kendini şımartmalı, özenmeli, ben tekim ve değerliyim diye altını kalın kalın çizmeli.
Çınar tam bir yaprak sarma tutkunu. Tatilde yana yakıla restoranlardan yaprak sarma aradığımızı hatırlıyorum. Aklına geldi isterim de isterim ama aranınca yok bulamazsın, konserve olarak bulup bir kaç tane yedirdiğimi hatırlıyorum. Malum yaprak mevsimi, hemen tazesinden bir tencere yaprak sardım, doyasıya yedi. Artık salamura işlerini öğrenip yapma vakti de geldi galiba, evde bir yapraksever olunca.
Aslında satır satır, uzun uzun içsel bir terapi yapasım var. İçiniz kabarır ve dolup taşarsınız bazen, kızgınlıklarınız aklınıza gelir, fazla kinciyim galiba bilmiyorum, bu yolda kendimi ıslah etmeye çalışıyorum affetmek geçti gitti demek hala bana çok zor gelen birşey.  Diğer taraftan tüm bu kara düşüncelere inat gün öyle güzel ve pırıl pırıl ki, bir başka öğrenmeye, hayatıma yerleştirmeye çalıştığım "boşver" kavramı üzerinden ilk pratiğimi yapıp bugünlük boşveriyorum ben , keyifli ve mutlu haftasonları....

8 yorum:

FADİŞ dedi ki...

Güzel bir kahvaltı sofrası:)
Sarma deyince bizim kuzu içinde akan sular duruyor çok ama çok seviyor tabi ben de seviniyorum bu duruma. Yaş ilerledikçe kendine özen de artıyor bunu annemden biliyorum onun da kahvaltı sofraları aslında tüm sofraları çok özenlidir.
Bana gelince şu sıralar mütemadiyen diyette olduğumdan kahvaltılarım pek tek tüze, aslında ballı kaymaklı olanını tercih ederim kahvaltı da bir de bol yeşillik olacak:)
İyi hafta sonları.

kitana dedi ki...

Bu tabaktan sağlık fışkırıyor:) Afiyet olsun.
Affetmek büyük erdem, zor ama sağlığa çok faydalıymış o da.
E ben size bol zeytinyağlı yaprak sarmalı, sağlıklı ve yaratımlı günler dileyeyim o zaman!

modabahar dedi ki...

Ne yapıyorsak kendimize yapıyoruz.İşte bu yüzden affetmek önemli.Kendimiz için.Affetmedikçe olan yine bize oluyor.Ben de bunu unutuyorum bu aralar olduğu gibi.Bunu sana söylerken kendime de hatırlatıyorum.

MARİFETANE (Elif Hatice) dedi ki...

Kuzuya ve sana afiyet olsun canım..Hayırlı cumalar..

Derya Kuzusu dedi ki...

Fadiş; Diyet, Dukan denememden sonra uzak kaldığım birşey, artık sadece belli şeylere dikkat edip, kendimi sınırlamıyorum, diyet bana göre değilmiş onu anladım, bu haliyle daha mutluyum, ballı kaymak benimde en sevdiklerimden, arada bir ödüllendiriyorum kendimizi :)

kitana; Çok teşekkürler ;)

modabahar; Evet haklısınız sonuçta kendime iyilik eedecek olsam bile yapamıyorum ama uğraşıyorum :(

marifetane; Çok teşekkür ederim, sizede hayırlı cumalar dilerim :)

serpil dedi ki...

Derya kahvaltı tabağın oldukça güzel görünüyor sarmadanda oldukça iştahaçıcı sevmeyen varmı acaba ?hayatta başarılı olabilmen için daima ileriye bakmak gerekiyor sevgiler serpil

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

İnsan önce kendisine özen göstermeli, iyi yapıyorsun:)
Güne erken başlamak gibisi yoktur. Güne neler sığdırılır, geç kalkılan günden verim alınmaz...(Atasözleri gibi sıraladım:))

Derya Kuzusu dedi ki...

serpil; Bilipte yapamamak en kötüsü, ileriye bir bakmayı öğrensem birdaha çevirmeyeceğim kafamı ama :(

semi; Teşekkür ederim, katılıyorum kesinlikle :))