Bu Blogda Ara

14.05.2012

15 Mayıs 2012

Hırka mümkün olan en hızlı haliyle devam ediyor. Tığ işine yakınlığım şiş ile arama girince yardım almadan yarasa kol yapımı, yaka kesimi gibi işlemleri bir bilenin yardımını almak için koltuk kısmına kadar örüp örüp ablamı bekliyorum. İki ön tamamlandı, dün akşam arkasına başladım. Bitsin artık sabırsızlanıyorum.
Bu sene neyi unuttuğumu buldum, felseğeni. Kokusunu mutfağımda olmasını hep çok severim. Dün hemen bir tane edindim, saksısına yerleştirdim, gelip gidip okşuyorum şimdi, koklayıp duruyoruz kuzuyla. Belki bugün yapacağım spageti için sosu taze fesleğenli yaparız.
Kuzuyla ayrı kaldığımız saatler boyunca çok özlüyorum, almaya giderken koşar adımlarla sabırsız şekilde okul yolunu tutuyorum. Buluşmamızdan yaklaşık 15-20 dk sonra başlıyoruz çatışmaya, yanlış bir yolda ilerliyorum diyorum, hatalı birşeyler var, işbirliği içinde olmak, anlaşmak, alçak sesle konuşmak için kendimce farklı yollar deniyorum. Kitabımı biraz ihmal ettim galiba örgü işleri yüzünden, keşke bu kitapları sesli olarak dinleyebilsek, hem örer hemde can kulağıyla dinlerdim, her istediğimi yapmak için vakit yetmiyor. 
Fala inanmayan ama falsız kalmayan biriyim. Şu ara meraklıyım ileri ki günler için, belirsizlikler için..

18 yorum:

Sihirli Günce dedi ki...

Merakla bekliyorum hırkanın bitmiş halini.Yarasa kol çok hoş fikir umarım istediğiniz gibi de düşer.Ben ördüğüm hırkayı hala bitiremedim.Kolları hoşuma gitmeyince söktüm gene örüyorum.Bu tür işlerde gerçekten istediği gibi olmalı insanın.Yoksa bende giyemiyorum ördüğüm şeyi:)))

Adsız dedi ki...

sabah sabah gülümsedim:) annem kahve falı bakar işi olmasaydı gösterir yorumlatırdım..belirsizlikten daha fazlası var sanırım içinde..
aynur

ebygale dedi ki...

Hırkan güzel ilerliyor, fesleğen kokusu beni de mest eder, camımın önünde kendi yetiştirdiklerimin büyüdüğünü görmek camı açtığımda gülümsememin sebeplerinden biri. Kuzucukla çatışmalı günlerin azalır inşallah yakın zamanda, belirsizliklerinin en kısa zamanda geçmesi dileğimle, sevgiler...

Adsız dedi ki...

Merhaba, zaman zaman blogunuza bakiyorum, cok keyifli, benim kendi blogum yok ama ben de el isi yaptigimdan ilgileniyorum.Ankara'da universitede okumustum uzunca bir suredir Ingiltere'deyim. Her hangi bir dileginiz olursa cekinmeyin yardimci olurum, sevgiler
Feray
ferayclark@fsmail.net

Nilgün Komar dedi ki...

bende bi paket tohum aldım ama hala ekemedim :)

Derya Kuzusu dedi ki...

sihirli günce; Kesinlikle içine sinmeli insanın, özellikle ör-sök yaparsam soğuyorum işten onun için beklemek en iyisi :)

aynur; Sahi mi ya, valla iyi olurdu
birde olumlu birşeyler söylenince insan kendini bir süre idare edecek umut ve gazı depolayıveriyor :)

ebygale; Katılıyorum, sabah sabah o camın önü çok hoşuma gitti hemen resimledim, bi okşadım şöyle kokladım süper gerçekten, inşallah anlaşabileceğimiz günleri göreceğiz :)

Feray; Yorumu okur okumaz gözlerim ışıldadı ve hemen cath kidtson hayalleri kurdum İngiltere deyince, önümüz yaz Türkiye'ye gelecekseniz derhal sizin açık bıraktığınız kapıdan atlayıp birkaç şey isterdim ama tabi bagaj sorunu yaratmaz ve sizi de yormazsam. Bu derecede seviyorum ve bana böyle satırlar yazdırıyor :) keşke bir blog açsanız sizde, ne güzel elişleri yapıyormuşsunuz, bende bir iş halini aldı blog, yazarken hem keyif alıyor hemde sizin gibi güzel insanlarla karşılaşıyorum, tavsiye ederim, ayrıca teşekkür de ederim yazdıklarınız için, sevgilerimle..

Nilgün; Tohum için biraz geç çokda iyi bildiğimden değil ama geçtiğimiz yıllardaki tecrübelerimden söylüyorum, iyisimi fidesini al bence bu yıl naçizane tavsiye, o da keyifli tohumları bekleyip yetiştirmek kadar :)

Adsız dedi ki...

Derya, istediklerini yaziver e-posta ile, bakarim, Temmuz sonu bir ay Turkiye'deyiz, sevgiler
Ben de cok severing C Kidston'i
Feray

Derya Kuzusu dedi ki...

Feray yazdım bile :)

tatesal dedi ki...

Canım hırkayı bende merek ediyorum,aynı ipten zincir bolero örmüştüm ve 3 yumak daha var,sen kaç yumak kullanacaksın ve şiş numarası kaç?ellerine sağlık çok güzel örüyorsun,Çınarı öpüyorum,sevgi ile kal...

Derya Kuzusu dedi ki...

Merhaba Tülin abla, teşekkür ederim 5 çilem var, kaç tane kullandım buradan yazarım şiş numaram 5, bizden de sevgiler... :)

dilek dedi ki...

canım blogumda senin için bir ödülüm var kabul edersen sevinirim

Adsız dedi ki...

Falınıza baktım; biraz sıkıntılı gibisiniz. Ama S harfinden bir evrak veya resmi yazıyla ilgili haber alıyorsunuz. Beklediğiniz bir telefon var,birkaç gün içinde bu konuşmayı yapacaksınız. Bir yol ile ilgili endişelerinizi bir erkekle paylaşıyorsunuz. Kendinizi boşlukta ve biraz bunalmış, boğulmuş hissediyorsunuz.Dayanamadım bir çırpıda gördüklerimi yazıverdim Derya hanımcığım:))))Ben de hep falıma bakar kendimce yorumlarım, falsız da kahve keyfi olmaz değil mi?Hoşça kalın...Gül Aktaş

Derya Kuzusu dedi ki...

Gül; Süpersiniz yani, bilseydim daha net çekmeye çalışırdım, evet falsız kahve olmaz bencede, çok teşekkürler :)

dilek; teşekkürler..

Ecehan dedi ki...

Deryam, bana bı fal kapatıp resim göndermene

Adsız dedi ki...

merhabalar.. blogunuzu uzun süredir takip ediyorum ama sessizce.. ;) ben de 4.5 yasında bir kız çocuk annesiyim.. çocuk eğitimi konusunda ben de sizinle aynı sorunları yaşıyorum diyebilirim.. benim istifade ettiğim bir yazar var bu konuda... siz "keşke sesli olarak dinleyebilsek" deyince yazayım dedim.. kendisi pedagog ve kitapları mevcut, aynı zamanda da haftada 1 günü canlı olmak üzere 3 gün radyoda program yapıyor, soruları cevaplandırıyor.. Pedagog Adem Güneş.. istanbulda frekansı 88.8 olan Burc fm de de programları var pazartesi salı carşamba günleri sabah 9:30 - 10:30 arası.. programları hakkında fikir sahibi olmak isterseniz Burc fm in internet sayfasındaki arşivden "cocuk deyip gecmeyin" isimli programlardan kesitler dinleyerek fikir edinebilirsiniz...
kusura bakmayın uzunca oldu ama ben her ne kadar dinlediklierimin tamamını uygulayamasam da benim için cok faydalı dopıngler oluyor dinlerken de ev işleri vs den de uzak kalmamış oluyorum.. amacım bişeyleri reklam etmek değil yanlış anlamayın ..sadece minik bir annelik dayanışması diyebiliriz buna ;)
bu arada naçizane bir filmi de paylaşmak istiyorum sizinle.. ismi : "yerdeki yıldızlar"... disleksi yani öğrenme bozukluğu olan bir cocugun hikayesi olan bu filmi tavsiye üzerine izlemiş, başlarda aman sıkıcımıymış neymiş diye başlasam da sonunu gözyaşları ve cocukların gözünden dünyayı nasıl da farklı göremiyoruz diyerek hüngürt foşurt bitirmiştim bi kutu mendille.. izlerseniz kendiniz de anlayacaksınız ben daha bişi söylemiyeyim.. hakkınızı helal edin çok oldu.. nedense paylaşmadan edemedim bir anne olarak.. selam ve sevgilerle... ayse t.k.

Derya Kuzusu dedi ki...

Ececim, hemen kapıyorum yolluyorum canım :)

Ayşe; Çok teşekkür ederim, yorum uzun olsun hiç dert değil hatta daha güzel :) dediğiniz pedagogun programını bulmaya çalışacağım radyodan olmadı arşive bakarım çok teşekkürler, filmi de merak ettim, aslında duygusal şeylerden uzak kalmaya çalışırım hep ama çocukların gözünden dünyayı görmek ilginç geldi, paylaşımlarınız için çoook teşekkür ederim, sessiz takipçilerdenim demişsiniz, yorumlarınızdan biliyorum sizi,belki daha sık ses verirseniz artık bakın ne güzel bir dayanışma oldu böyle, sevgiler.. ;)

Adsız dedi ki...

sessiz derken , çeilişler dışında pek sesim çıkmıyor da ondan yoksa.. :P
filmi de youtube dan izlemiştim ben isterseniz izleyebilirsiniz siz de oradan.. sevgilerle.. ayse t.k.

Derya Kuzusu dedi ki...

Ayşe; Sesinizi duyalım herdaim :)