Bu Blogda Ara

2.04.2012

Yeniden merhaba

Yazmayalı ne çok şey biriktirdim. Geçtiğimiz hafta topyekün astığımız okula bu sabah başladık, tüm güne geçiş yaptık Nisan ayı ile. Pazar akşamı paçaları tutuşan ben, bir haftadır off vaziyette olunca tüm güne geçiş için gerekli hiçbirşeyi alamamış ve hazırlamamıştım.  Evdeki imkanlarla kuzuya derhal yumuş bir yatak yapıp, yastık ve hazırdaki yorganını paketleyip sabaha hazırladım. Hem ağlarım hem giderim diyen oğlum yine ayrılırken incilerini döküp uğurladı beni, şans bu ya ben okuldan çıktım başlayan yağmur ve serin hava ile şemsiyesiz ben bu sefer de daha fazla ertelemek istemediğim okuldaki doğum günü için pastamızı yapıp okula teslim edecek bir yer arayışına girdim. Vücudum gezme git yat desede halletmek zorundaydım. Şükür fazla dolanmadan hallettim. Yarın göreceğiz umarım aksilik olmaz. Okul çıkışı Çınar yüzü gülerek geldi yanıma, sevindim tabi, uzun kalmak okula daha iyi adapte olmasını sağlayacak sanırım. Bende ona ödül olarak bir capon balık aldım. İnanılmaz derecede mutlu oldu, eve gelene kadar kaç kere balık poşetini çıkarıp çıkarıp baktı. İlk evcil hayvan sorumluluğunu da almış oldu böylece.
Okula başladı başlayalı ne çok değişti, birden büyüdü sanki, bir yanım olması gereken budur desede diğer tarafım ellerimden kaymakta olan minik bebeğimi düşünüp bazen bencilce de olsa sadece benim dedirten, korumak kollamak üzere herdaim o bir çift gözümün hep üzerinde olmasını istediğim hastalıklı bir yan da ses vermiyor değil. Büyümek garip şey deyip kendi kendimle olan kısmını halledememişken şimdide kuzucum.
Bir haftada iki kez doktor ziyareti yaptım, envayi çeşit ilaç aldım, andız pekmezi de dahil. Sevmiyorum beni yatıran hastalığı allah daha beterinden korusun en kötüsü elbette bu olsun ancak gripte öksürmekte berbat birşey gerçekten. Bir haftanın sabah, öğle, akşam, gece içimi dışıma çıkaran öksürüklerle artık kaslarımın ağrısından duramazken imdadıma yetişen bir iğne ile bir haftadan sonra ağrısız yaşamı yeniden hatırladım. Sonrasında hepsi beni bekleyen işleri düşünerek bir haftada, önceleri sürekli toplaya toplaya yaşanır bir yer haline getirdiğim evin, hiç el sürmezsem neye dönüşebildiğini gördüm içim sızlayarak. Şimdilerde ayaklanıp yürüyor olsam da hala düzelmiş değilim. Acayip gıcığım var, bir kesilse ohh diyecek, deliksiz uyuyabileceğim. Okuldaki yatağı için kuzuya nevresimlik kumaş seçtim bugün, bu arada bir de kalpli kırmızı göz kırptı bana, onu da ekledim kumaşın yanına.
Bugün bloğumu sessizce takip eden bir izleyici sayesinde vakit ayırıp yeniden yazmak istedim. Yazmayacak mıydım? yoo hayır yazacaktım elbet ama aşağıda saydığım işlerden önce değil. Ara ara blog yazan herkes gibi yaz yaz nereye kadar, kimin umurunda gibi girdaplara düşsek de aslında yazmak, paylaşmak güzel birşey. Sessiz okurumuz bugün Ankaradaymış, Baykuşlar ve diğerleri kolleksiyon evine gitmiş orada benim kulaklarımı çınlatmışlar Ahmet bey ile. Düşündüm ve iyiki yazıyorum dedim, bugün kendisiyle tanışmayı çok isterdim fakat hasta olduğum için ancak kuzuyu da alıp son güç evime gelebildim. Eve geldik iş bitti mi hayır, yemek anneyi bekler, sofra kur-topla, kuzu ilgi ister önce istediklerim der, okul nevresim takımının dikilip getirilmesini bekler, yarın ki doğum günü için minik kuzulara tuzlu çeşidini gönlüm evde kendin yap bari o hazır olmasın der, annelik zor kadın olmak daha zor. Çalışkan olmak, her işten anlamak marifet değil onu anladım şu yaşımda. Bırak bilmeyiver herşeyide, ama artık çok geç. Sırtına yaslanmış kocaman bir ev var artık. Bilmiyorum belkide ben kolaylıklarla pek sık karşılaşmıyorum. Dolayısıyla işim bitmez benim dedim önce bir güzel döktüm içimi, işte şimdi yeniden işbaşı. Birikince biraz böyle uzuyor, aslında daha çok şey var bazen şarkılar daha güzel dile getirir insanın hissettiklerini, benden şimdilik bu kadar, 
sevgiyle ve sağlıklı kalın....

8 yorum:

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Derya'cım hayatta her şeyden anlamayacaksın. Üzerine kalır, herkes senden bekler. Sonu gelmez yani anlayacağın:))
Ben de bazen aynı düşüncelerdeyim, bir şey değişiyor mu: hayır!
Kuzu' nun nihayet okula başlaması çok iyi olmuş. Umarım senin öksürük te geçer en kısa zamanda...

mihrimah dedi ki...

balığınız hayırlı olsun.japon balıklarının bakımı kolay oluyor. bende de 3 tane var şimdilik.canım geçmişler olsun allah acil şifalar versin.kalpli kumaş çok şirinmiş.işlerinizde kolaylıklar sevgiler.kadın olmak çokkkkkkkkkk zor canım benim...

anne kaleminden dedi ki...

ben de artık meraklanmaya başlamıştım. çok çok geçmiş olsun epey ağır geçirmişsin bununla bitmiştir umarım. çınarın tam güne geçmiş bence de daha iyi adapte olur şimdi kreşe. balığınız da hayırlı olsun :) herşeyden anlamak süper bence. mesela nevresim takımını bile sen dikiyosun ne güzel :))

ebrulikedi dedi ki...

merhaba deryacım,
ben de cumartesi kulaklarını çınlattım.arkadaşım senden hediye gelen çantayı gördü.çok beğendi.
çınarcık balıklarını güle güle büyütsün.nasıl da merakla bakıyor.yerim onu ben.kadın olmak gerçekten çok zor.inan akşam öykü uyumadan ben sızıyorum.anne kalk dediğini duyuyorum ama sürünerek kalkıyorum resmen.Allah yardımcımız olsun.bize güç versin.
şu hastalıklardan bir kurtul da artık tanışalım

TUĞBA'NIN DÜNYASI dedi ki...

Deryacım;
gene ne güzel yazmışsın. Japon balığa bayıldım Çınar da bayılmış harika:)Balıklar hayvan tecrübesi için alınacak en güzel hayvanlar herhalde:)Okula alışmasına ve mutlu gelmesine de çok sevindim. Bazen ben de senin gibi blog konusunda karamsarlığa düşüyorum üzülüyorum ama sonra blog arkadaşlarımı bana yazanları düşününce geçiyor daha çok hevesle yazmaya başlıyorum. Gerçekten iyiki yazıyoruz. Bir an evvel iyileşmeni rahat rahat uyumanı diliyorum .Kocaman öptüm seni.Kuzuyu da benim için o tatlı yanaklarından öp..

Kuzunun annesi dedi ki...

Çok çok geçmişler olsun bende sessiz takipçinizim uzun zamandır niye yazmıyosunuz diye merakta etmiyo degildim anne için hastalık zor evde çocuk olunca neyse bunlarda geçer sizde tekrara yazmaya ve bana fikirler vermeye devam edersiniz umarım :)

Derya Kuzusu dedi ki...

Semi; Ahhh anladım ama geç anladım :(
bekliyorum, gribi yakamızdan 10 günden önce atamıyoruz diye biliyorum sayıyorum günleri.

mihrimah; Baklaım bizim japonun halleri ne olacak, takıldığımız yerde sana sorarız o halde Fatmacım :) teşekkürler...

Nihancım, bloğa ara verdim mecburi, grip ah hem de ne ağır. Herşeyden anlamak yok süper değil canım tabi yerine göre değişebilir belki ama benim açımdan süper değil :)belki biraz takdir ve övgü eksik bende, yapıyorsun daha fazlası daha fazlası istenince aaaa yeter diyorsun yani.

ebrulikedi; Ebrucum zor hemde çok, aminn.. İnşallah tanışacağız tabi ;)

Tuğbacım, teşekkür ederim. Bizde seni öpüyoruzz.. :)

kuzunun annesi; İnşallah, blog yazmak bende asli görev gibi birşey oldu, bedensel ve ruhsal sağlık oldukça yazmaya devam tabi :)

annemahsustan dedi ki...

Çok geçmiş olsun..

O kalpli kumaşı gorunce dayanamadım yazdım, ben de kızıma aldım bundan, bir de beyaz üzerine kırmızı kalplisi vardı, onu da aldım, düşüncem nevresim takımı yapmak kızıma: )
Güle güle kullanalım: )