10 Nisan 2012

Şu günlerde tabiri caiz ise kafamı kaşıyacak vaktim yok. Dingin günlerden sonra gelen yoğunluk çoğunlukla hoşuma gitse de bazen yorgunluk, bel ağrıları ve laçka olmuş sinirler bana nerde o eski sakin sıkıcı günlerim dedirtiyor. Kuzuyla aramız bozuk, henüz nasıl bir yol çizip orada ilerlemem gerektiğine karar verebilmiş değilim. İnatçı, kırıcı ve yaramaz birşeye dönüştü. Yaramazlık olsun ama, tavırları ve davranışları karşısında şaşkınız. Hiç alışık olmadığım bir Çınar'la yaşıyorum şu günlerde. Okulda ne kadar eğlendiğini söylese de her sabah aynı haller devam ediyor. Geçen hafta müdüre kuzuyu bıraktıktan sonra arka kapıdan içeri aldı beni, bir alt katta dinledim benden ayrıldıktan sonraki hallerini, hiç uzatmadan sustu, kafasındaki soruları sordu, öğretmenlerden telkinlerini dinleyip sınıfına çıktı. Çınar eziyette şu günlerde bize.
El işi mi? o da ne dediğim günler. Bir zamanlar bir şeyler yapamadığım zaman inanılmaz bir rahatsızlık ve huzursuzluk duyardım. Şu günlerde o hallerden eser yok. Bazen aklıma birşeyler düşsede, düştükleri yerde kalıyorlar. İlk göz ağrım örgü bile yakınlaşamadı bugünlerde benimle. Bazen hadi birşey daha başlayayım desemde sonra dolaptaki battaniye ve yastık yığınlarını görüp yeter bu kadar diyor ve vazgeçiyorum.
Vaktimin olmayışını, zamanın yetmeyişini yeniden keşfediyorum ve uzun bir zamandan sonra ilk kez hiç birşey yapmıyor, yapamıyorum ve bu boşluktan hiç rahatsız değilim. Sanki yapılacak herşey bitmiş gibi, bazen böyle hisseder ve kısa sürede birşeyler bulurum yine, bakalım bu sefer nasıl olacak...

7 yorum:

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Derya`cım, Çınar`ın halleri geçicidir. Çok üzerine gitme derim, zaman zaman oluyor çocuklarda. Okulda farklı, arkadaşlarıyla farklı, evde farklı oluyorlar.
Benim büyük oğlan nerdeyse 10 yaşında, o bile bazen çok hırçınlaşıyor. Ödev yapmak istemiyor, okula isyan ediyor, projelerini aksatıyor, kardeşinin damarına basıyor...
O zamanlar ne düşünüyorum biliyor musun, alayım bir çarpayım suratının ortasına.Kendimi frenliyorum tabii:))
Ama oluyor işte bunlar, normal yani...Onlar bizleri sınıyorlar, sınırlarımızı zorluyorlar. Bize düşen şey ise sabretmek!

Derya Kuzusu dedi ki...

Semi; Umarım geçicidir. Tam deyimiyle şaşkınım ne yapayım nasıl davranayım hiçbir fikrim yok. Doğru söylüyorsun sabır herşekilde sabırlı olmak gerekiyor benim de içimden neler geçmiyor allahım çıldırtıyor çünkü, evet sabır ya sabır..

Sihirli Günce dedi ki...

Bence Çınar şu an geçiş dönemi yaşıyor.Bir müddet sonra eski sakin haline dönecektir.Tüm çocuklarda oluyor böyle..
Bu arada şu aralar birşey örmek istemediğnizden bahsetmişsiniz.Lütfen fazla ara verip özletmeyin örgülerinizi:)))

Derya Kuzusu dedi ki...

Sihirli günce; İnşallah döner eski haline üzülüyorum çok, şu ara sanki özgür kalmışım biraz amiyane olacak ama ipini koparmış misali tuhaf bir hallerdeyim, elbet birşeyler yaparım sanmıyorum bendeki bu hallerin çok uzun süreceğini :)

tack dedi ki...

merak etme canım geçici durumlar...şimdi yeni bir ortama alışmaya çalışıyor hem seninle olmak istiyor hemde bağımsızlığını ilan etmek istiyor bu erkek çocuklarının çok sık yaptığı şeyler...benim oğlan bu günlerde öyle zıt öyle zıtki anlatamam benimle inatlaşıp servisi bekletiyor mesala... kapının ağzında biz bağrış çağrış bir görsen halimizi...''hadi oğlum'' dedikçe dahada zıtlaşıyor yani şeytan'' at şunu dışarı kapat kapıyı diyor'' seninkide benimki gibi sarı inatı var bunlarda canım.. off çok yazmışım yaw...

Dilek dedi ki...

çocuklarda da bizde de zaman zaman tuhaf haller olmuyor mu zaten, bunlar da geçicidir...

Derya Kuzusu dedi ki...

tack; Ah o şeytan bana da neler demiyor ki Arzucum, gerçekten çileden çıkarıyor bu çocuklar insanı :(

dilek; Umarım..