7 Ekim 2011

Elimdeki büyük ebatta dört motiften oluşan koltuk şalı ya da istenildiği gibi kullanılabilecek küçük ebatta örtüyü gezmekten fırsat bulup nihayet bugün tamamladım. Dört köşesine de püskül ekledim, daha şirin oldu sanki.
Evde kaldığımız günlerin acısını çıkarırcasına bugün de sokaktaydık. Bir ara duraklarımızdan biri kitabevi oldu, önce çok gönüllü girmese de sonradan kitapları karıştırmaya ve seçmeye başladı. Tübitak'ın yeni çıkartmalı kitaplarından birde denizaltı ile ilgili bir kitabını aldık, yine gözümüz caillou'dan başkasını görmüyordu ama çıkartmalar ve renkli denizaltı resimleri fikrini değiştirdi neyseki.
Evimize doğru giderken parka da şöyle köşesinden uğradık, ilk defa uzun uzun oturasım vardı parktaki bankta. Normalde pek istemem ama sonbaharın sıcaklığı mı yoksa güneşin ışıkları mı bilmem o yeşillikler falan hiç ayrılasım gelmedi. Öyle çok şeyi aynı gün yapmak istiyor ki Çınar yollarda sürekli tartışır haldeyiz. Ben olamayacağı yönünde açıklamalar yapmakta o ise sürekli itiraz hallerinde, sonrasında sokakta bacak kadar çocukla tartışan bir kadın.
Bugün kış yaklaşırken en büyük sorunum olan üşüyen ayakları ısıtamama sorunum için şimdiden önlemimi aldım.

8 yorum:

anne kaleminden dedi ki...

patikler süpermiş :) benim de ayaklarım çok üşür, terliksiz hayatta basamam yere :) park çok güzel görünüyor artık sonbaharın son güneşleri iyi değerlendirmek lazım :)

Derya Kuzusu dedi ki...

Anne kaleminden; Patikleri sevdiyseniz Deichman'a bir uğrayın derim numaraları tükenmeden, fiyat da inanılmaz böyle sıcak konfora göre :), kesinlikle sonbahar sıcağı gibi keyifli bir sıcak yok gibi.

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Bu patik-terlikleri ben de beğendim. Ben de terliksiz yere basamayanlardanım. Yaz-kış mutlaka terlik olacak:))
Gezmek için güzel zaman...Hoş Almanların çok sevdiğim bir lafı var: "Kötü hava yoktur, kötü kıyafet vardır" derler. Doğru da derler, bu aslında kuzeyli ülkelerin genel anlayışıdır. Bebişleri bile nerdeyse doğar doğmaz her türlü hava şartında dışarı çıkarırlar, temiz hava alan çocuk çok daha iyi uyur, sağlıklı olur, daha az hasta olur. Biz de böyle büyüttük ve büyütüyoruz bizimkileri...

perice hayaller dedi ki...

DERYACIM BEN BATTANİYELERİMİ ANCHOR TRUVASIYLA YAPIYORUM ANCAK BU İPİN ÜRETİMİ BİTMİŞ BULMAK EPEY SIKINTI OLUYOR BENDE ELİMDEKİLERİ TÜKETİYORUM AMA GEÇENLERDE BİR VELİM HİMALAYA DİYE BİR İPTEN BAHSETTİ HEM TÜYLENMİYORMUŞ HEMDE YUMUŞAK OLUYOR DEDİ YÜNCÜLERDE BİR BAK İSTERSEN BENDE MERAK EDİYORUM FİKRİNİ

Derya Kuzusu dedi ki...

Semi'nin mutlu elleri; Aynıyız terlik konusunda :) Kuzeyli ülkelere sonuna kadar katılıyorum, bebeklikte 1-2 aylıkken dışarı çıkarken sürekli engelleniyordum, ah şimdiki aklım olsa takmazdım kimseyi, şimdilerde daha rahatım artık. Uygun kıyafetle yaz-kış demeden dışarıdayız :)

Derya Kuzusu dedi ki...

perice hayaller; Teşekkürler tavsiyeniz için, himalaya'yı duymuştum ama hiç kullanmadım. Sizin battaniye ipiniz daha güzelmiş, ben elime hem inceliği hemde renk çokluğu nedeniyle kartopu'nun çift katlı lif ipi de denen ipleriyle ördüm hep, ama şimdi ithal bir ip aldım bilindik bir marka değil, birde onunla deneyeceğim, himalaya'da en kısa sürede bakacağım :)

canan dedi ki...

ellerinize sağlık koltuk şalınız çok güzel olmuş iyi günlerde kullanın sevgiler..

Derya Kuzusu dedi ki...

canan; Teşekkür ederim..