Bu Blogda Ara

18.10.2011

18 Ekim 2011

Bugün biraz melankolik geçiyor benim için. Sonsuza dek sınıfta kalacağım dediğim hayat okulundaki insanlar ve insan ilişkileri dersi üzerine bir döküp döktüreyim istedim, konuştukça batılan asla bir sonuç elde edilemeyen bir konu olsa da, o yüzlere haykırılamayanları sayıp sıralayıp kısa bir terapi yapayım dedim ama hayır, artık hayatımda yer vermediğim kimseye veya olaylara burada da yer vermeyeceğim dedim ve derhal vazgeçtim, sanırım isabet de ettim. Bu gün havadan mı yoksa, dünden beri musallat olmuş baş ağrım mı, halet-i ruhiyemdeki iniş çıkışlar mı bilmem pişman olacağım işler yaptım en başta da, her mutfağa giriş çıkışta nutellayı kaşıklamam ve kavanozun dibini görmem oldu galiba. Manzara kuzunun kendisi de dahil eşyalarıyla artık iyice benimseyip bırakmadığı yatağım, korkular ne ara geçecek, ya da geçecek mi? yoksa yenileri mi eklenecek bilmiyorum. Ama uzun süredir gece uykusunda bizim yatağımızı mesken edinen kuzuyu, kendi yatağında uyuması için ikna edemiyoruz bir türlü. Pek çok yöntem denedikten sonra kendi haline bıraktık artık. Canavarlar vs.ler girdi hayatımıza bir kere. Sarılıp sıcacık uyumak gibisi yok aslında kuzuyla, yüzümde ayağı, koluyla uyanıp, sonra ne kadar rahat ve huzurlu uyuduğunu görünce içten içe hoşumuza da gitmiyor değil ama asla dile getirmiyoruz tabi.

3 yorum:

Elif'in Terazisi dedi ki...

Lodos var ve bazı bünyelerde başağrısı yapar. O canavarlar hayatınıza ne zaman girdi bir düşünün belki sebebi kaldırırsanız sonuç da kalkar. Kızım küçükken doktor bronşit için bir şurup vermişti ve kızımda korku dolu geceler başladı. Prospektüsü okuyunca anladım ki çocuklarda halüsünasyona sebep oluyormuş. Sevdiği beğendiği masal kahramanlarından onun korkusunu yenecek masallar öyküler üretin. Amacım akıl vermek değil, tecrübelerimi paylaşmak, sağlıcakla kalın:)

Nazan dedi ki...

Bu havalar haleti ruhiyemizi daha çok bozuyor Derya.Küçücük şeyler dağa dönüyor.Az buçuk bloğundan, yazdıklarından okuduğum sen, bence hayat okulunda kalan sınıftan değilsin.Esas İyi niyetli, verici ve incelikli insanlar başarılıdır.Yani süzgecin üstünde kalanlar.Geri kalan süzgeçten geçenler ise elenenler.Kendine haksızlık etme, onlar elenmiş zaten.
Çınarda bir süre sonra kendi yatağına alışır merak etme.Bizim ufaklık hatta büyük bile geliyor ara ara yanımıza.Üstünde durma, altına kaçırmak gibi fiziksel tepkilerde tehlikeli bu korkular.
Uzun yazdım ama yazmak istedim.Sevgilerimlee...

Derya Kuzusu dedi ki...

Elifin terazisi; Teşekkür ederim, deneyeceğim aslında buna benzer şeyler de yapmadım değil, kısa süreli dönüp tekrar yanımıza geldi.

Nazan; Teşekkür ederim, yazın uzun yazın, ilgiyle okuyorum ben :)