20.01.2011

21 Ocak 2011


Bir süre önce bir anlık hevesle alınıp götürülen örgüm bana geri döndü, iyi de etti. Hemen neden bu kadar kısa başlamışım dediğim örgümü yanlarından eklenebilme özelliği sayesinde istediğim uzunluğa getirdim, örüp bağrıma basıyorum şimdi.

Kare karelerde nasibini alıyor canım çektikçe. Zaman zaman yaşadığım enerji patlamalarında bir dikiş bir örgü yaşayıp gidiyoruz. Şu ara özlemini çektiğimiz tek şey ise yaz tatili. O yola çıkma anı, hazırlanma, yolculuk, sonra deniz, denizin kokusu, kumlarına ayak basıp, dalgaların çarptığı kıyılarda yürümek falan filan yani.

Çok gezen ana-oğul şu ara evde takılıyoruz, haliyle sıkılıyoruz zaman zaman. Ben elişi ile vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorum örünce. İlk sokak gezimizde bol bol fotoğraf çekmek istiyorum nedense.

Kuzucuk gece uyanmaları ve korkularıyla uğraşıyor şu ara. El feneri elinde uykuya dalıyor ki uyanınca korkarsa onu yakacak karanlıkta. Gerçi annesi o daha a demeden uyanıyor, nasıl biriyim bilmiyorum bu konuda, garip bir alarm sistemim var, anında ayağa dikiliyorum. Büyüyoruz günden güne, her gün yüzüne bakıp, bebekliğini hatırlamaya çalışıyorum. Günler çabuk geçiyor farketmesekte. Her gün yeni bir inci ile beni şaşırtmaya devam ediyor.

10 yorum:

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

El feneri ile uykuyu çok sevdim, kıyamam ben ona, bitmiyor ki o korku, benim kaymak altı olacak neredeyse hala çok korkuyor geceleri.

Ecehan dedi ki...

Becerilerinizi hayranlıkla izliyorum, maaşallah.
Kuzuyu da öpüyorum.

BIRAKTIĞIM İZLER dedi ki...

maaşallah çok tatlı.Evet annelerin alarm sistemi çok farklı. Telefon defalarca çalıyor duyulmuyor ama onlar gık dese ayağa fırlanıyor. İçgüdü. Ama çok güzel. ben bizim ufaklık uyuyunca abimizi bir kaç kere okula geç bıraktım.

tatesal dedi ki...

Canım benim kuzucuk kıyamam sana...korkular yaşıyor demekki,geçicidir umarım....

bak demeden geçemeyeceğim,ben gelmesem uğramasam sana demiyorsun ki hiç gidip bakayım şu Tülin abla ne yapıyor ,ne ediyor....neyse ben her daim uğruyorum yorum yazmasamda bakıyorum sana ve Çınara,bin maşallah büyüyor kocaman adam olmuş....sevgiler güzel yürekli gizemli kadın...

SEVECEN dedi ki...

yavrum ya bişeyden korkmuş heralde:(

ilk resimdeki iplik lif ipi değilmi?

perimasalim dedi ki...

Benzer sorunlar herkeste var demekki.El feneri bizim aklımıza gelmemişti ama gelse de olmazdı zaten.Çünkü meleğim möyle bir uyur ki,odanın bir köşesine yatsa sabaha öbür köşeden çıkar.B gezintide el feneri nerelere gider,ne olurdu kimbilir.

Sitare dedi ki...

ahh işte bi fenerli daha:)oğlum 9 oldu fener hastalığı bitmedi.hem Feneri tutuyor hem fener tutuyor:)

alonenes dedi ki...

sayende bende sardım şu örgü işine:))

dshandmade dedi ki...

Benimkiler 11 ve 8 yaşında. Hala bazı geceler, tv açık uyumak isteyenler, ışık açık uyumak isteyenler oluyor. Ve evet çok çabuk büyüyorlar. Her anın tadını çıkarmak lazım. Battaniyeyi çok sevdim, bir tane başlıycam galiba. sevgiler.

derya dedi ki...

Kaymaklı kadayıf; Bugüne kadar geçirdiğimiz dönemler gibidir diyordum yaş aralığını okudukça benimde gözüm korktu doğrusu.

Ecehan; Teşekkür ederim..

Bıraktığım izler; Teşekkürler..

tatesal; Tülin abla ben biliyorum bloğumuza geldiğini ve çok mutlu oluyorum, ama bende ihmal etmiyorum seni, benimde çok yorum yazma huyum yok, sadece yazmış olmak içim yazmayı sevmiyorum.

Sevecen; Evet tüm örgüleri lif ipinden yapıyorum.

perimasalım; Bakmayın elinde uyuduğuna, gece uyanınca o da bulamıyor ama uykuya yatarken gönlü rahat oluyor fener yanında olunca.

Sitare; Demekki yalnız değilmiş kuzu.

alonenens; Kolay gelsin..

dshandmade; Bu korkularla uzunca bir süre uğraşacağız anlaşılan, bende hep bugünün farkında olmak istiyor ama ne kadar yapabiliyorum bilmiyorum zaman çabuk geçiyor, başlayın çok keyifli battaniye örmek, kolay gelsin diyelim...