Yeni düğmeler


Bugün fırsat bulup uzun bir ara verdiğim ıvır zıvır ip, düğme ve kumaş satan yerleri gezdim. Artık kuzumu sarıp sarmalayıp istediğim zaman çıkamıyorum dışarı. Virüsler, gripler korkutuyor beni. Eve hapsolduk anlayacağınız. Buna karşın sokaklarda inanılmaz kalabalık, yaklaşık üç saate yakın süre dışarıdaydım ama adım atamamaktan, tarfikten bunaldım, başıma ağrılar girdi. Sonra ne kadar ara verdiğimi anladım çalışmaya, eskiden hiç dokunmazdı bana haftaiçi çalışır, mesaiden sonra akşam çıkışlarda mutlaka birkaç yere uğrar, bakar gezerdim. Haftasonuda mutlaka dışarıda olurdum. Benden geçmiş valla. Şimdi o tempoya dayanamam herhalde.
Resimdekiler bugünki geziden bulduğum düğmeler, üçer beşer topluyorum. Daha gezeceğim çok yer var ama zaman yok, bugün kuzumu bıraktığım babası haftaiçi akşamları ben yorgun ve gergin olduğumda bana "biraz sabırlı ol" diye öğütler verirken, bugün sadece üç saat igilenmeyle pes etmiş, sinirlenmiş, yorulmuş, bıkmış. Herhalde yirmidört saatte benim ne hale geldiğimi anlamıştır. Özellikle kış mevsiminde dışarı çıkmadan sadece evin içinde çocuğu oyalayıp vakit geçirmek çok zor.

5 yorum:

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

çok haklısın...ben de öyle bunalmıştım ki,hafta içi iş dönüşü tüm akşamlar ikisi de tepemdeydiler,mecburi bir çıkış yolu buldum ve master a başladım iş çıkışı iki yıl boyunca akşamları gittim geldim.altı buçuktan ona kadar mecburen ilgilendi.bu duruma alısır ve devam eder derdim ama yanılmışım,şimdi tek başıma kalabilmek için yeni mazeretler üretiyorum,salı perşembe akşamları fotoğraf kursuna başlayacağım mesela yoksa kendiliklerinden sorumluluk alacakları yok bunların..

sergun dedi ki...

kalem şeklindeki düğmelere bayıldım. ne kadar güzeller

neduk dedi ki...

Benimkilerin lâzımlıkları koltuk şeklinde plastiktendi.Çiş mi diye sormak yerine alıp tuvalete götürürdüm,üç satte bir.Ben klozete o lâzımlığa otururduk.Kısa bir masal veya oyuncakla oyalanıp, yapsın yapmasın kalkardık.Evin içinde pek ilgilenmez kendi haline bırakırdım.Ama tuvalette geçen süreyi mümkün mertebe neşeli geçirtirdim.Şiirler, şarkılar.(Hatta kızımın Lâzımlığa oturmaya alıştıktan sonra,afedersin kaka üstünde ''kulfuallahu ehad,allahüssamet''diye söylenirken yakalamıştık.Bakıcı bacıdan öğrenmiş:)))
Daha sonraki günlerde, ''bir dakika ben topunu alıp geliyorum, bekle beni''diyerek içerki odadan yüksek sesle onunla konuşarak biraz daha uzun oturmasını sağlardım.Sonunda ''sen yap bitince bana marifetini göster beraber alkışlayalım'' faslına geldik.İlk sefer doğru yaptığında babaya müjdelemeler, şımartmalar filan.Git gide tuvaletten bir ses gelir ''Kakam bittiiii'' Koşarsın yıkamaya:)))
Bu yorumumu yayınlama istersen:)))

derya dedi ki...

Kaymaklı kadayıf; Benim şimdilik hiçbir kaçış yerim yok, sadece örgülere sığınıp biraz başka dünyalara dalmaya çalışıyorum ama bakıyorumki bütün bu dertler ortak..
Sergun; Bende çok beğendim, kuzumun uygun bir kazak veya hırkasına dikicem :)
Neduk; Yayınlamakta bence sakınca yok :) Teşekkürler paylaştığınız için. Bizde yavaş da olsa ilerleme kaydettik, ama hala sadece külot ile gezdiremiyorum biraz daha sabır galiba. Onun dışında kuru geçen saatler uzuyor, haber veriyor tutmaya çalışıyor az kaldı inşallah :)

Beyaz Kkelebek dedi ki...

evet hepsi birbirinden şık çok güzeller güle güle kullan